A Nightmare on Elm Street / Elm Sokağında Kabus

Zaten filmin tekrar çekileceğini duyduğumda içimde bir heyecan belirmişti. Bu heyecan eski dostun tekrar geri gelmesi gibi bir şeydi. Eh bir yerde Freddy kankamızdı bizim. Sinema tarihinde hiç bir karakter hele hele, korku filmi karakteri bu kadar sevilmemiş fanları olmamıştır. Tabi Freddy’nin bu kadar sevilmesinin sebebi elbetteki Freddy rolü ile özdeşleşen, Robert Englund olmuştur. Şimdi yeni çevrimde filmin tek eksiği olarak Robert Englund‘ı gösterebiliriz. Robert Englund‘sız bir Freddy hiç tat vermiyor… Öyle ki Robert Englund Fredi karakterine iki şey aşılamıştı. Korkunç ama komikti Freddy karakteri ancak son çevrimde, Jackie Earle Haley karakteri oldukça başarılı bir oyun sergilemiş ama ben Robert Englund‘daki o samimiyeti göremedim kendisinde. Jackie Earle Haley sempatiklikten yoksun daha karanlık bir Freddy çıkartmış kaşımıza… Bunun haricinde film için söylenecek kötü şeylerden biri ise Freddy’nin makyajıydı. Film özel efektlerle desteklenmiş ama Freddy makyajı kesinlikle olmamış ve ses pek oturmamış. Ana hikayeye sağdık kalınmış abuk sabuk fevri hatalar yapılmamış. Hikayeye …

Dance Of The Dead

“Ellerinizi birleştirip sanki umursadığınızı gösterin onlara. Sanki, küçük ve çaresiz bir şeyi eziyormuşsunuz gibi. Bu gecenin ana yemeği tabaklara kondu ve neredeyse yenmeye hazır, pisicikler. Acıktık mı? Yükselmekte olan aktif bir şirket olduğumuz için yönetimin sizden ricası; silah getirmemeniz, ayin düzenlememeniz ve gösteri sırasında kendinizi kesmemeniz yönünde. Madem istiyorsunuz, yasal deyatları bir kenara atıp sadede gelelim, olur mu? 2008 yılında Savaş Sonrası Kanunu’ndaki bir maddede bilimsel bir sunum olduğu kanıtlandığı sürece LUP performansına izin verildi. Bundan dolayıdır ki başlangıcı ben yapıyorum. Bir daha yapayım, ister misiniz? Evet, istersiniz! Evet, istersiniz!” “Bu acayip yaratığın fiziksel anormalliği ilk olarak savaş sırasında kimyasal saldırıların olduğu sırada keşfedildi. Ölmüş birliklerden birçoğu ayakta durmuş mucizevi bir şekilde kasılma nöbetleri geçirirken bulundu. Bu nöbetler, sonradan çok seveceğimiz ve adına “LUPPİ’lerin Dansı” diyeceğimiz kasılmalardı. Kimisi hâlâ savaşmaya devam ediyor ve bu, dostlarım, siktiğimin vatanseverliğidir! Kimyasal tepkime sonradan anlaşıldı ve şimdilerde tehlikeli bilimsel deneylerde dikkatlice kullanılmaktadır. Otoriter yasal …

Ziyaretçiler (The Visitors)

Dün gece Işın’ın msn’de ne zaman öleceğim hesabından sonra son günlerde üzerime çöken eskiye özlem olgusu biraz daha depreşti. Efendim hesaplarımıza göre o 6 ben ise 8 sene sonra ölecekmişiz. 🙂 “Peki, nasıl oluyor bu hesap?” diye sorabilirsiniz. Biraz karışık bir hesaplama lakin ayrıntılı olarak öğrendiğimde sanırım burada yazarım 🙂 Velhasıl muhabbeti bitirdikten sonra şu sıralar bilgisayara geçirmekte olduğum sevgili vcdlerimin başına geçtim. Belli dönemde bende film aktarımı hastalığı olduğunu kabul ediyorum. En son 2002’de olmuştu sanırım. Neyse aklımda uzun zamandır masanın üzerinde ikamet eden Krzysztof Kieślowski’nin Üç Renk’ini izlemek var ama bir türlü onu izleyecek kadar şu aralar aklı başımda olduğumu düşünmediğimden erteledim yine. Bu iş yine bir zamanlar içersinde bulunduğum Bernardo Bertolucci’nin Stealing Beauty’sini (Çalınmış Güzellik) izleme girişimime dönecek ki o ayrı bir hikaye. Neyse biz dönelim Ziyaretçiler’e… ABD’de 1984-1985 Sezonunda, Türkiye’de ise 1989’da TRT-1’de yayınlanmıştı. 90’lı yıllarda TRT-2’de tekrar verilmişti. Ziyaretçiler’e esin kaynağı olan diziler: Uzay Yolu …

Back to Top