Bir Sonraki Ölüme Kadar

Artık retrolardan mıdır, tesadüf müdür, ilahi bir kudret, evrenin bir mesajı mıdır bilmem ama geçen gün izlediğim bir dize çok beğendiğim bir hikaye vardı. Bahar Köpeği idi adı.

Bahar Köpeği

Bir varmış bir yokmuş. Duygularını çok iyi saklayan bir köpek varmış. Bir ağacın gölgesinde bağlıymış. Hep kuyruğunu sallarmış ve şirin davranırmış. “Bahar Köpeği” adını oradan almış, çünkü bahar mevsimi kadar neşeliymiş. Köpek, köyün çocuklarıyla gün boyunca eğlenirmiş. Ama her gece ortalıkta kimse yokken inler ve ağlarmış. Çünkü tasmasını koparmak ve tarlalarda özgürce koşmak istermiş. Ama yapamazmış. O yüzden her gece ağlarmış. Her gece. Bir gün içinden bir ses Bahar Köpeği’ne sormuş. “Neden tasmanı koparıp koşarak uzaklaşmıyorsun?” Bahar köpeğinin cevabı şu olmuş… “O kadar uzun zamandır bağlıyım ki nasıl özgür kalacağımı unuttum.”

Sanıyorum ben o tasmamı koparttım ve o çayırlarda koşmaya hazırım. Ne olacağını, neyle karşılaşacağımı bilmiyorum ama daha kötüsü ne olabilir ki? Kedini kapatıp, kilitlemekten başka?
Bakalım daha neler göreceğim. Bir sonraki ölümüme kadar…

Ruh Koleksiyoncusu (The Keepsake) / Tess Gerritsen

Tess Gerritsen’in okuduğum ilk kitabı Ruh Koleksiyoncusu. Polisiye romanları pek sevmediğimden dolayı bu tarz kitaplara pek eğilmiyordum. Ancak konusu bakımından bu kitap beni çekti. Akıcı çevirisi de kitabı okurken beni hiç sıkmadı.

Kitap oldukça bilinmezlik yüklü. Belkide benim sevdiğim kısmı bu oldu. Tabi işin içerisine birazda arkeoloji girince benim için tadından yenmez bir kitap oldu. Ruh Koleksiyoncusu.  Kitabın cinayetleri çözen iki dedektifi Isles ve Rizzoli’nin Tess Gerritsen’in diğer kitaplarında yer aldığını okudum. Bu kitap diğer kitaplarla pek kaynaşmamış. İki dedektifin özel hayatlarına da pek değinilmemiş. Bu da oldukça güzel olmuş.

Bir arkeoloji müzesinin bodrumunda kayıtlarda da gözükmeyen bir kadın mumyası bulunur. Mumyanın sargısına ilk yapılan testlerden sonra iki bin yıllık oluğu tespit edilir. Ancak bunu teyid etmek için bilgisayarlı tomografi taraması yapıldığında iki bin yıllık mumyanın bacağında bir kurşun bulunur. Anlaşılır ki bu mumya iki bin yıllık değildir.

Olaylar hayretler içerisinde gelişirken,müzede çalışan bir kişinin arabasında bir ceset daha çıkar ortaya. Artık bu işi bir seri katilin yaptığından kimsenin şüphesi kalmamıştır. Katil kimdir, araştırmaya başlanır.

Yazar bazı noktalarda bilinçli olarak ters köşe yapmaya çalışmış. Bunlar hikayede biraz sırıtmış Ancak onun haricinde oldukça başarılı gelişiyor hikaye.

Arka Kapak

Boston’da bir müzenin bodrumunda iki bin yaşında olduğu sanılan bir mumyanın keşfi kamuoyunda büyük ilgi uyandırır. Ancak bilgisayarlı tomografi taraması, mumyanın bacağında iki bin yıl öncesine ait olamayacak bir cisim ortaya çıkarır: Bir kurşun.

Dedektif Jane Rizzoli ile adli tıp uzmanı Maura Isles’ın yolları bir kez daha kesişiyor. Arkeoloji Katili’ni yakalayamazlarsa vahşi cinayetler son bulmayacak.

“Ruh Koleksiyoncusu ani virajlarla ustaca kurgulanmış muhteşem
bir gerilim romanı.”
The Globe and Mail

“Günümüz gerilim edebiyatının en yaratıcı yazarından çarpıcı
bir dehşet hikâyesi.”
The Providence Journal

“Sağlam kurgusu ve tam ayarındaki bilimsel ayrıntılarıyla
Ruh Koleksiyoncusu Gerritsen’in en iyi eserlerinden biri.”
Chicago Sun-Times

Yazar:Tess Gerritsen
Çevirmen:Boğaç Erkan
Sayfa Sayısı: 300
Dili: Türkçe
Yayınevi: Doğan Kitap

http://www.dogankitap.com.tr/kitap/Ruh+Koleksiyoncusu-1497