Drinking Buddies / Akşamdan Kalanlar

Filmi izlemeye başlayıncaya kadar aslında filmin bana ne getireceğini bilmiyordum. Tanıtımlarından filmin bir bira fabrikasında geçtiğini öğrenmiştim. Bu da tabi ister istemez filmin içinde bira olacağı anlamına geliyordu ancak bu kadar çok olacağını düşünmemiştim. Filmde sabah, öğle, akşam o kadar çok bira içiliyordu ki inanılmaz bir şekilde artık burnuma bira kokuları gelmeye başlamıştı. Öncelikle uyarmam lazım ki filmi izlerken biraz aşereceğiniz kesin bu sebeple stokta bulundurmakta fayda var.

Film için iki değerlendirme yapacağım. Aslında ikincisine değerlendirme demek olmaz sadece film hakkında öğrendiğim bir şeyden sonra “vay” dememe sebep olmuştur. Filmi izlerken sürekli bir aksiyon olacakmış hissine kapıldım. Burada aksiyon kelimesini kullandım ama bildiğiniz anlamda aksiyon değil. Zaten tür olarak romantik dram var karşımızda. Film ister istemez izlerken beklentilere sokuyor sizi. Karakterleri de göz önünde bulundurarak şöyle açayım konuyu. Continue reading “Drinking Buddies / Akşamdan Kalanlar”

The Conjuring

Saw, Insidious ile hayatımıza giren  başka bir korku filmi var karşımızda. Ancak bu film için Insidious’u baz alırsam (çünkü Saw bu iki film arasında farklı bir yerde) bu film biraz daha ciddi olmuş. Insidious’tan B-Movie kıvamı yakaladığımı zaten bahsetmiştim. Bu ciddiyet filmin başarısını da beraberinde getirmiş. Film ile ilgili bir çok yorum korkutucu olduğu yönünde.

Tabi ben bu değerlendirmenin dışında tutacağım kendimi. Evet film yer yer korkutuyor olsa da bunu belli klişelerini altında yapıyor. Bu da nasıl olsa olanı biteni tahmin edeceğiz hissi yaratıyor insanda. İster istemez filme bir başka açıyla bakmamı sağladı bu durum. Continue reading “The Conjuring”