Etiket arşivi: Ron Perlman

Before I Disappear / Ben Ölmeden Önce

Festivelde beni ikileme düşüren filmlerden biriydi Before I Disappear / Ben Ölmeden Önce. Daha önceden kayıp hikayeleri izledik aslında bende öyle bir hikaye bekliyordum ancak Before I Disappear beni şaşırttı. Belki bu şeşırmanın etkisi ile film hakkında tam oalrak ayrgıya varamadım.

Filimn yönetmeni Shawn Christensen. Film yönetmenin Oscar ödüllü kısa filmi olan Curfew‘den uyarlanmış. Başrolde de yine yönetmen var. Filmin ana karakterleri kısa film ile aynı. Sadece Maggie karakteri değilmiş. Oynayanalrdan behsetmişken oyunculuklardan da bahsetmek istiyorum. Oyunculuklar film boyunca değişkendi. Zaman zaman çok iyi olurken zaman zamanda çok sıradan bir hal alıyordu. Filmde en çok iş düşen Shawn Christensen’di o da nispeten rolun altından kalkmıştı. Okumaya devam et

Pacific Rim

“Robotları al Godzilla’larla savaştır” gibi bir özet yapabilirim filmin tanımlaması için. Böyle filmler var elbet ancak ben pak fazla izlemediğim için bu film de buradan alıntı diyemeyeceğim. Zaten malum sitelerde bunların karşılaştırmasını yapan onlarca insan var. Ancak film bana çok fazla Voltran’ı anımsattı. Yaratıklar için Godzilla demiştim zaten burada türlüsünü görüyoruz. Voltan demişken dev robotlarımızın dayak yeyip yeyip sonra karşısındakini dövmesini diyorum. Ancak izleyici olarak sanırım kaderimiz bu.

Şimdi robotlara girmişken filme biraz daha dalıyorum (bu arada iki ayrı değerlendirme yapmaya çalışacağım) Bütün milletler birleşmiş muazzam bir teknoloji ile dev robotlar yapmış, o kadar nükleerden o kadar güçten bahsedilmiş ama benim anlayamadığım kısım benden robotların hala klasik uzak doğu dövüş yöntemlerini kullandığı. Abi salla bombaları, salla lazeri iş bitsin. Yaratıklara yumrukla, tekme tokatla girmenin alemi nedir? Tabi bu aksiyonu körüklüyor. Bir yerde robotlar inan gibi dövüşmeselerdi onlarla empati kurmamız zor olurdu. Okumaya devam et

Conan the Barbarian

 

 

Benim gibi eski Conan’ın ağırlığı ile büyüdüyseniz bu filmi izlerken tüm bildiğiniz Conan tanımlamalarını, tüm okuduğunuz ve izlediğiniz Conan hikayelerini aklınızdan çıkartın. Yeni Conan, eskisi ile karşılaştırıldığında tabiri caiz ise biraz tırt. Ne bildiğimiz Conan karakteri karşımızda, ne de bildiğimiz hikaye ve kurgusu. Geçmişle bütün bağlantıları kesip, bir bilgisayar oyunu animasyonunun çevrimi olarak izlerseniz filmi memnun kalabilirsiniz.

 

Öncelikle belirtmeliyim ki karşımızda oldukça, naif, yakışıklı bir Conan var. Tabi Conan dişilerin gözüne hitap ederken erkekler de unutulmamış. Filmdeki iki ana hatun karakteri de oldukça güzel. Bunun dışında filme göz attığımızda ben pek anlatılacak bir şey bulamıyorum.

  Okumaya devam et

Season of the Witch

Dönem filmi olması, içinde cadı, büyü barınması sebebi ile izlediğim bir film Season of the Witch. Zaten bu gibi sebepler yada yönetmen faktörü olmasa Nicolas Cage filmlerine yaklaşacağımı pek düşünmüyorum. Nicolas Cage deyince hemen oyunculuğa dönmek istiyorum. Oyunculuk bildiğiniz Nicolas Cage oyunculuğu. Yüzündeki yıllardır aynı mimik.

Kostüm, görsellik çekim olarak film beni tatmin etti diyebilir miyim bilmiyorum. Ancak tutarsız senaryo ve kurgu filmden yer yer sıkılmamı sağladı. Aksiyon sahnelerinin az olması buna etkendi tabi. Film Trablus Seferi, Yüzyıl Savaşları, İzmir savaşı, Haçlı Seferleri gibi ilgi çekici bir şekilde giriş yapınca ister istemez izleyiciyi kendine çekiyor. Akabinde film bir din propagandasından öteye geçmiyor.

Behmen ve Felson sürekli beraber savaşan iki arkadaştırlar. Behmen bir gün genç bir kadını savaş esnasında öldürdüğünde ne için öldürdüğünü sorgulamaya başlar. Bu sorgulama sonunda Tanrı adına katılmış olduğu savaşların, aslında Kilisenin adına yapılmış olduğu savaşlar olduğunu anlar ve Felson ile birlikte ordudan kaçarlar.

Behmen ve Felson bir kasabaya gelirler. Kasaba cadılardan kaynaklandığı düşünülen veba ile boğuşmaktadır. Haçlı seferlerinden kaçtığı ortaya çıkan Behmen ve Felson kilise tarafından yakalanır. Kilise onlara iki seçenek sunar. Ya cezalandırılacaklardır yada zindanda tuttukları bir cadıyı başka bir yere nakledeceklerdir. Behmen ve Felson bunu kabul ederler ve yanlarına bir kaç kişi alarak gidecekleri yerin yolunu tutarlar.

Tabi bu yolculuk esnasında esrarlı bir ormana girerler ve burada başlarına gelenleri görürüz. Bu saatten sonra film artık klasik şeytan filmlerine döner. Karakterler üzerine oynanan psikolojik olaylar. Onlar bunlar… Tabi burada film için araç olan cadının iyi yada kötü olma durumunu değerlendiririz. Yolcuk sonunda istedikleri yere gelirler. Ancak görürüz ki zaten cadıda bu yere gelmek istemektedir.

İşte burada olaylar biraz karmaşık hal alıyor. Aslında kız cadı değildir onu içine bir iblis girmiştir. O klasik şeytan çıkarma filmlerinden tanıdığımız iblis. Behmen ve Felson iblisin yarattıkları be iblisle dövüşmeye başlar. Tabi em sona Behmen kalır. İblise kafa atar onu köşeye sıkıştırır. İblisi kanatlarından bıçakla duvara mıhlar.

Buraya gelmelerinin asıl sebebini de söylemek lazım. İblislerin cirit atması için onları yok eden Süleymanı’n Kitabı burada çoğaltılmaktadır. İblisin asıl olayı bu kitapları yok etmektir. Gerçi neden şövalyelerin gelmesini bekledi bir an önce tüm kopyaları yok etmedi o da ayrı bir konu. Gerçi film sonunda yine bir kitap kalıyor geriye.

Finalde Kay, Behmen’in köşeye sıkıştırdığı İblisi Süleyman’ın Kitabı sayesinde yok ediyor. Bu sırada vebanın da İblisten kaynaklandığını öğrenmiş olduk. Filmde çok eksiklik var. Genel olarak bakıldığında saçmalıklar furyası. Evet film ters köşe yapıyor, ancak biz din propagandası beklemezken, din propagandasının kralını yaparak. Kısacası zaman kaybı diyebilirim film için…

Yönetmen: Dominic Sena

Senarist: Bragi F. Schut

Oyuncular:

Nicolas Cage
Behmen
Ron Perlman
Felson
Stephen Campbell Moore
Debelzaq
Stephen Graham
Hagamar
Ulrich Thomsen
Eckhart
Claire Foy
The Girl
Robert Sheehan
Kay

Linkler:

http://www.imdb.com/title/tt0479997/

http://seasonofthewitchfilm.com/