buralarda yokken izlediklerim

Love, Simon (2018) Keyifli, eğlenceli, sürükleyici bir film olmuş Love, Simon. Her şeyden biraz var filmde. Gizemi yerinde, dramı yerinde… Süresi bana biraz uzun gibi geldi ama sıkmadan izlettirdi. Filmin dozajı iyi ayarlanmış. Film aslında bir gençlik filmi bu çerçevede hareket ederken ana karakterin içinde bulunduğu durumu açıklaması ve kendisine karşı toplumun tepkisi klasik ama bilinçli bir şekilde aktarılmış. Ana karakterin içinde bulunduğu durum dedim ana karakteri gay olarak tanımlayıp bunu bir gay filmi olarak lanse etmek istemedim. İçinde yaşanan tüm duygular aslında her heteroseksüelin yaşayabileceği şeyleri yaşaması. Tabi buna internetten yüzünü bile görmediği birine aşık olması dahil. Film Simon ile birlikte yaşanan merak duygusunu da izleyiciye geçiriyor. Aslında konuyu özetlemek gerekirse, Hikaye, gay bir lise öğrencisi olan Simon’ın bu tercihini ailesine ve diğerlerine açıklamasını ve karşılaştığı zorlukları anlatıyor. Filmde abartıdan çok oldukça doğal olabilecek her şey anlatılmış. Filmin en sevdiğim kısmı da buydu. Yazı giderek uzuyor. Yönetim açısından filmde …

The Croods

2014 akademi ödüllerinde En İyi Animasyon Film dalında aday olan ancak tek adaylığına rağmen eli boş dönen animasyon filminin yönetmen koltuğunda Kirk De Micco ve Chris Sanders var. Chris Sanders‘i, How to Train Your Dragon filminden de tanıyoruz. Bu filmde en az How to Train Your Dragon kadar başarılı ve Dreamworks’un en iyileri arasında yerini alıyor. Son dönemde zaten Dreamworks iyi işler çıkarmaya başladı. Bu yadsınamaz. Her ne kadar animasyon çok başarılı olsa da hikayesi bu konuda sınıfta kalıyor. Yani filmin ilk dakikalarından sonunda ne olacağını kestirebiliyorsunuz. Basit bir kurgusu var ve bu kurgu dışına da çıkmıyor film. Karakterler ve hareketleri ayrıntılı bir şekilde düşünülmüş. Tabi animasyonun olmazsa olmazı komedi unsuru da filmde mevcut. Bunu kısman karakterler karşılasa da büyük çoğunluğu filmin asıl aksiyonunun başladığı ikinci bölümünde evcil hayvanlar oluşturuyor.

Green Lantern

Çizgi roman uyarlaması Green Lantern bana bekleneni veremedi. Film çok fazla çocuksu durmakla birlikte. Karakterlerin çoğu bilhassa ana karakter rolün altında ezilmiş. Filmin dramatik kısmı oldukça klasik. Babası ölen ve onun mesleğini idame ettiren sorumsuz bir genç. Müzikler akılda kalıcı değil. Özel efektler herhangi bir bilim kurguda göreceğimiz şekilde. Zaten ilk film olmasından mıdır nedir, hikayede oldukça sıradan. Film süresi boyunca aksiyon görüyorsunuz ancak bu aksiyon sürükleyici bir aksiyon değil. Film yer yer sıkıcı oluyor ve nutuk verir bir hal alıyor. Senaryo yok gibi. Kurgu da aynı şekilde ilerliyor. Bri ilki vermesi lazımken film sanki dünya üzerinde herkes Green Lanternleri tanıyormuş gibi, kimse tepki vermiyor. Hikayeyi özetlemiş gibi oldum zaten. Tekrar üzerinden geçeyim. Hal Jordan’ın pilot olan babası bir deneme sürüşü esnasında kaza geçirerek ölür. Hal’da buna şahit olur. O günden sonrada çocukluğu sorunlu geçer. Hal’da pilot olur aynı firmadan yine savaş uçaklarını test etmek için işe başlar. Tabi hoşlandığı kızda onunla …

Back to Top