Spec Heaven The Movie

Keizoku 2: SPEC‘in devamı olarak çekilmiş film Spec Heaven The Movie. Hikaye aynı şekilde devam ediyor. Filmin aslında filmin iki bölümün birleştirilmesinden ibaret olduğunu söyleyebiliriz. Yani filme yakışır bol aksiyonlu yada daha sağlam konulu bir hikaye yok ortada. Yine de eğlenceli bir film.

Saya ve Takeru son olaylardan sonra kendilerini toparlamışlar ve boş boş zaman geçirmektedirler. Olaylar neredeyse hiç yok denecek kadar azdır. Bu sebepten dolayı sıkıntıdan kendilerini hobilerine vermişlerdir. Bir gün onları teşkilattan üst düzey bir yönetici ziyaret eder. Bu ziyaret aslında bizim ekibe meydan okumadır çünkü bu kişileri güçleri olan kişiler kontrol etmektedirler. Continue reading “Spec Heaven The Movie”

Keizoku 2: SPEC

Keizoku 2: SPEC uzun zamandır izlenme listemde bekliyordu. Ondan öncesi olduğunu düşündüğüm “Keizoku” ve “Keizoku/eiga”yi bulup izleyemeyince Keizoku 2: SPEC’i izlemeye karar verdim. Zaten dizi sıfırdan başlıyormuş gibi bir giriş yaptı. Dizi on bölümden oluşmakta. Akıcı ve merak uyandırıcı. Bu sebepten dolayı diziyi izlemem iki günümü aldı. Hem merakta bırakıyor hem eğlendiriyordu dizi.

Bana biraz Heroes’u anımsatmadı değil Keizoku 2: SPEC. Ancak daha akıcı daha eğlenceliydi. Çekimler oldukça aydınlıktı ve kasvetli değildi. Hikaye on bölümlük bir bütün olarak iyi ve akıllıca kurgulanmış. Her bölümde yer alan olaylar ve karakterler finalde etkili. Akılıca bir senaryoya sahip dizi. Continue reading “Keizoku 2: SPEC”

Senin İçin / Restless

Malesef bu filme Gus Van Sant’ın en kötü filmi diyeceğim. Hikaye oldukça bilindik bir hikaye. Ölümcül bir hastalığa yakalanan genç bir kız ile kendi halinde sorunlu bir genç erkeğin aşkını konu alıyor film. Bu konunun barındığı her filmde olduğu gibi zaman yine son bahar. Görüntüler ve filmin işleyici Gus Van Sant’a yakışır bir şekilde. Oyunculuklar göze batmayacak şekilde sıradan.

Konunun bilindik olması, eş değerlerinin de çok olması filmin kıyaslanma yoluna gitmesine sebebiyet veriyor. Enoch annesi ve babasının trafik kazasında ölümünden sonra bir süre yoğun bakımda kalmış ve hayata geri dönmüştür. Bu dönüş esnasında Hiroşi adında birde hayalet arkadaş edinmiştir. Enoch hayata küsmüş ve ailesine kendisini bıraktıkları için kızgındır. Vakit geçirmek içinse tanımadığı insanların cenazesine gitmektedir.

Bir gün cenazede Annabel adında bir kızla tanışır. Başta ondan kaçar ancak daha sonra onunla arkadaş olur. Enoch hayattan ne kadar kaçıyorsa Annabel’de hayata o kadar bağlıdır. Ancak bir sorun vardır ki Annabel kanser hastasıdır ve üç ay ömrü vardır.

İki genç bu üç ayı beraber geçirirler ve birbirlerine aşırı derecede bağlanırlar. Ancak Annabel’in ölecek olması her şeyi bozar. Enoch bunu kabullenemez. Annabel’in rahat tavırları yüzünden araları bozulur.

Bir gün Annabel rahatsızlanır ve hastaneye kaldırılir. Durumu Enoch’a bildiren ise Hiroşi olur. Bu şekilde Hiroşi’nin hayali mi yoksa bir hayalet mi olduğu belli olur. Ancak Hiroşi ve Enoch kavga ederler ve Enoch hastanelik olur.

Hikaye böyle devam ederken tabi beklenen son yaşanacaktır. Filmde oyunculuklar ne çok iyi nede çok kötü. Düz sıradan bir film. Filmi farklı kılabilecek şey ise Hiroşi’nin kattığı mistizm. Zaten filmin anlatmak istediğini Hiroşi’nin son uçuşuna çıktığı mektupta belirtilmiş. Hiroşi hikayesini çıkarttığımızda sıradan boş bir film. Ancak filmi ayakta tutan bu hikaye.

Yönetmen: Gus Van Sant

Senarist: Jason Lew

Oyuncular:

Henry Hopper
Enoch Brae
Mia Wasikowska
Annabel Cotton
Ryo Kase
Hiroshi Takahashi
Schuyler Fisk
Elizabeth Cotton
Lusia Strus
Rachel Cotton
Jane Adams
Mabel

Linkler:

http://filmekimi.iksv.org/tr/Filmekimi.asp?day=1&FID=28

http://www.imdb.com/title/tt1498569/