Bi Köşe – Sayı 5

Bu kez yine hafta içi ne yazsam diye düşünüp notlar almadım. Bu sebepten dolayı bu haftaki Bi Köşe sayısı oldukça kısa olabilir. Sonunda bu gün itibari ile seçimi de bitirdik. Hayırlı uğurlu olsun. Umarım sonuçlar herkes için hayırlı olur. Tüm siyasiler de biraz silkinip ne yapıyoruz biz der. Şu yazdığım cümleye ben bile inanmadım ama neyse. Konu ile ilgili H. L. Mencken şöyle demiş: Politikacıların içerisindeki halk ruhu, hırsızların ve sokak serserilerinin sahip olduğu halk ruhundan fazla değildir. Politikacıların amacı, her zaman kendi özel avantajlarını artırmak ve bunun için ellerindeki çok büyük güçleri kullanmaktır. Zaten biz bunu biliyorduk değil mi? Lakin tekrarlamaktan bir zarar gelmez. Bu sebeptendir ki ben iktidarda uzun süreli kalınmasına pek sıcak bakmıyorum. Ne kadar kalıyorlarsa o kadar kök salıyor, çalmaya çırpmaya devam ediyor. Sonrasını biliyorsunuz zaten biraz düşününce ortaya çıkıyor. Sanat ne kadar gerekli? İnsan özgür olmadan, huzurlu ve mutlu olamaz. Dante Alighieri Dante‘nin dediği gibi insanın mutlu …

sanat için kırbaçlanmak…

Radikal’in internet sitesinde gördüğüm şu haber gayet ilgimi çekti. Gerçi yoruma açık bir konu ama, bu kıstastan yola çıkarak en büyük sanatçıyı Ted Bundy ilan ettim ben… Haklarını yememek lazım biraz tereddütte kaldım ben… Atina’daki sanat fuarında ‘sanat’ adına çıplak bir ‘sanatçının’ kırbaçlanması tepki yarattı. Açılışını Kültür Bakanı Andonis Samaras’ın yaptığı ve çeşitli ülkelerden 60 galerinin katıldığı (İstanbul’dan Dirimart ve Rodeo var) Art Atina’nın açılışında, Yunan sanatçı Lambros Stemnis’in ‘Sonsuza Kadar Varolan Vücut’ adlı performansı sahnelendi. Olimpiyat Marşı eşliğinde salona giren çıplak erkek önce kendini kırbaçladı. Ardından Stemnis kırbacı eline alarak, çıplak erkeğin sırtına kanlar içinde kalıncaya kadar hızlı darbelerle vurdu. Dakikalar süren manzara, fuarı gezenleri şoke etti. Performansın son bölümünde kırbaç ziyaretçilere verilerek “Buyurun, isteyen kırbaçlayabilir” dendi. Ziyaretçiler performansta yer almayarak sanatçıyı ağır sözlerle eleştirdiler. Adı gizli tutulan ve yediği kırbaçlarla vücudu yara içinde kalan ‘sanatçı’ysa şaşkın bakışlar arasında uzaklaştı. Stemnis, “Hedefim, insan vucudu ve acı arasındaki flörtü anlatmaktı” …

Back to Top