Etiket arşivi: Sean Bean

Jupiter Ascending

Wachowski Kardeşlerin son ürünü olan Jupiter Ascending’in tek olumlu tarafının baş rolde Mila Kunis olduğunu söylemem lazım. O da oyunculuk bakımından çok tatmin ediyor mu tartışılır ama keyifli bir şekilde göze hitap ettiği kesin. Wachowski Kardeşlerin diğer filmleri ile karşılaştırdığımızda Jupiter Ascending bize ne veriyor derseniz koca bir hiç diye cevap verebilirim. Yani Wachowski Kardeşler düşüşlerine devam ediyorlar. Tamam The Matrix iyiydi ama devamı bir türlü gelmedi. Matrix var olan bir mitin başarılı bir şekilde ekrana yansıtılmasıydı. Sonra yazılıp çizilenler aslında Matrix’i felesefeleştirdi ve bu şekilde gelişen  Matrix felsefesi Wachowski Kardeşlere bu ekmekten para yemek için zemin hazırladı. Film üçleme olarak hazırlanmadı ama üçleme oldu. 

Akabinde çoğumuzun hatırlamadığı Speed Racer Wachowski Kardeşlerin elinden çıktı. Sonrası Cloud Atlas. Cloud Atlas nispeten biraz daha Matrix tarzına yakındı. Bir mit ele alınıyordu ve düşündürüyordu yine eksikleri çoktu ama Wachowski Kardeşlerden vazgeçmemek için bir ümit veriyordu. Ancak Jupiter Ascending kesinlikle Wachowski Kardeşlerden beklenecek bir film değil. Şöyle bir baktığımda sanki Wachowski Kardeşlerin oluru buymuşta Matrix bizi yanıltmış gibi düşünmeden edemiyorum. Jupiter Ascending’de Holywood’da herkesin çekebileceği sıradan bir bilim kurgu kafasında. Okumaya devam et

Percy Jackson & The Olympians: The Lightning Thief

İlk film olan Percy Jackson & The Olympians: The Lightning Thief’i izlediğimden adım gibi eminken blogda bulamamam beni resmen hayal kırıklığına uğrattı demek ki arada izleyip yazmak için kaçırdıklarım oluyormuş ne diyeyim. Tabi ikinci filmi izlemişken ve yazacakken de ilk filmden bahsetmemek olmaz. Çünkü ilk film daha iyiydi diyebilirim. Okumaya devam et

Silent Hill: Revelation 3D

İlk filmden altı sene sonra  yönetiminde çekilmiş yeni Silent Hill filmi Silent Hill: Revelation 3D. Yönetmen Michael J. Bassett aynı zamanda filmin senaristi. Film oldukça başarılı diyebilirim. İlk hikayenin devamı niteliğinde olmuş film ve bir çok soru işaretine de sonuç getirmiş. Ancak film görsel olarak tatmin etse de sanki ilk film daha iyi gibiydi.

Film oldukça başarılı bir şekilde giriş yapıyor. Atmosfer çok iyi filmin atmosferine izleyici başarılı bir şekilde adapte oluyor. Klasik ses ve korku efektleri filmi biraz çekilmez kılsa da genel anlamda ben filmi başarılı bulduğumu söylemeliyim  Tek eksiğim sanıyorum filmi 3D izlememiş olmamamdı. Eminim ki 3D filmin etkisi daha iyi olurdu. Okumaya devam et

Far North

Film oldukça başarılı görüntülere sahip. Far North Sara Maitland‘ın hikayesinden uyarlanmış. Filime de genel anlamda baktığımızda zaten bir kısa film olma durumu var. Olayın yönetmen Asif Kapadia uzun metrajlı bir film olsun diye görüntüleri uzatmışta uzatmış. Film görsel olarak mükemmel olmakla birlikte diyalogları ve ve hikayesi biraz zayıf kalıyor.

Görsellik açısından film mükemmel ancak uzayı giden sahneler insanın sıkılmasına sebep oluyor. Bir yerde fonda birileri konuşsa da belgesel tadında izlesek demeden duramıyorsunuz. Diyaloglar bana yetersiz geldi. Mevcut diyaloglarda filmin görselliği ve sanatsal yönü dışında biraz sönük kalmış. Okumaya devam et

Game Of Thrones

HBO’nun başarılı dizisi Game Of Thrones. Şimdi diziyi yazman gerektiğini görünce alslında birden ne yazmalıyım ki sorusu geldi aklıma. Bir çok kişi tarafından dizi son donemin en iyi dizileri arasında gösterilmiş. Ne yalan söyleyeyim bende bu metihlere dayanamayarak filmi izledim. Aslında genel olarak iyi bir dizi olmasına rağmen ben diziye tam anlamıyla adapte olamadım. Eminim ki sorun benimdir.

Dizi geneline baktığımızda çekim, mekan ve kostümleri, olayların kurgusu, karakterler ve karakter derinlikleri oldukça başarılı. Bunlara rağmen beni diziyi izlemeye iten ise Sean Bean‘in Eddard Stark karakterini oynaması. Başrolde kendinin olduğunu düşünürken birden bire karakterin öldürülmesi beni hayal kırıklığına uğratmıştı. Hadi ya dediğimde olmuştur. Tabi şimdi filmin adı da Taht Oyunları olunca tahta en yakın ismin ortadan kalkması kötü oldu. Biri gitti onu geldide diyebiliriz. Okumaya devam et