The Presence

Filmde  ve  gibi isimlerin olması sizi tereddütte düşürmesin film tam anlamıyla sıkıcı ve gereksiz. Hikaye benim için bildik ve tanıdık ama bu konu ile ilgili iyi işler çıktığından dolayı filmi izlemeden geçmedim. Film aynı zamanda senaristi olan ‘un ilk yönetmenlik denemesi. Filmin yönetim konusunda başarılı olduğunu da söyleyemeyeceğim.

Film tek mekanda, ulaşımı kısıtlı bir adada geçiyor. Fazla karakterin dahil olmaması oyunculuk dozunun yüksek olmasını gerektiriyor ister istemez. Aslında oyunculara baktığımızda iyi olduklarını görüyoruz ancak gösterdikleri performans pek etkileyici değil. Buna sebep belkide karakterleri tam anlamıyla tanıyamamış olmamız. Senaryo bu konuda pek bir şey vermiyor bize. Continue reading “The Presence”

A Walk to Remember

A Walk to Remember – Uzaktaki Anılar

Nicholas Sparks‘ın aynı adlı romanından uyarlanan A Walk To Remember bize daha öncede blogda yazdığım ‘ı hatırlatmıyor değil. Ancak Bu film 2002 yapımı yani, ‘dan 4 yaş küçük. Konu olarak aynısını diyebilirim. Ancak burda milyoner delikanlımızın yerini sorumsuz bir delikanlı alıyor. Tipik Amerikan lise filmlerinin drametikleşmiş hali. Açıkçası film beni kadar etkilemedi, anlatım sürükleyici değildi başta ve dramatik öğler pek fazla kendini belli etmiyordu. Peki bu filmde ağlanmaz mı, elbetteki ağlanır lakin, bunda ağlayan da kahrından ölür sanırım. Konuyu yazmıyorum zaten diğeriyle aynı. İzleyip kıyaslamayı yapınız.ve görünüz ki uzak doğu sineması işin ehli…
Unutmadan başrollerde Shane West ve Mandy Moore var. Yönetmen ise Adam Shankman.