biz yüzde elliydik, mutlu olmaya çalışan iki kişiden biri yani yüzde elliler de bir araya getirmiyordu bizi yüzde yüzler de sadece korkarak rakamlara sığınıyorduk

Nasıl açtık kapıyı? Suratimiza vuran adaletin nefesiyle Bir itme Bir patlama Bir tokat Ve Ardinda, şuursuzca savrulan bir hayat Eminim konusabilseydim İkinci kelimenin üçüncüye vardığı yerde Kufredebilirdim şuursuzca Ardimda bilinmezlik Korkunun kor nefesi Senden değil, bizden ya da onlardan Yokluk ne kadar acı olabilir ki Tek gönül dışında ışıyarak bakan

Shi / Şiir

Festival kapsamında izlediğim en doğal filmlerden biri de Güney Kore yapımı Shi idi. Tabi Öncelikle Kore yapımı olması filmi seçmeme sebepti Akabinde gelen, Cannes 2010 en iyi senaryo ödülü, filmin izlenmesi konusunda isteğimi arttırdı. Filmde olan tüm bu özellikler isminin ise “Şiir” olması beklentilerimi de arttırmıştı film hakkında. Kesinlikle çok iyi bir film izleyeceğimin düşüncesi içerisindeyim. Oysaki ben hayaller kurmamfilmler hakkında. Ancak bu kadar beklenti içerisinde film bende hayal kırıklığı yaşattı desem yalan söylememiş olurum. Aslında film hem diyaloglar, hem görüntüler, hem hikayesi, hem de oyunculukları ile kesinlikle göz dolduruyor. Peki beni bu filmde tatmin etmeyen neydi? Bunu soruyorum kendime. Elimizde karanlık bir hikaye var. Ancak filmin anlatımı o kadar berrak ki, karakterlerin düşüncelerine girmek yada etkilenmek biraz zor oluyor. Bir yanda büyük bir dram yaşanırken diğer yanda bunu dramatize etmek yerine sıradan bir günü görüyoruz. Aslında filmde önemli sandığımız yan konuların, filmin ana konularından daha sarsıcı olması ana konunun …

Baharı Neyler – Nâbi

Hatırfüruz-i hüsnün zevk-i baharı neyler Ahuperest-i çeşmin sayd ü şikârı neyler Yârin güzergehidir uşşaka cay-rahat Rindan-i haneberduş dar ü ârı neyler Düşmez güruh-i meste olmak hicabe beste Rüsvaylık dururken namus ü ârı neyler Etmez cüda rakîbi mened-i saye ol meh Bilmem o şuh-i pür kâr ol nabkârı neyler Pest ü bülend birdir sıyt ü sada-yi aşka Nevbetzen-i mahabbet evc-i hisarı neyler Nakşin girince cane mahvoldu arzular Divar-i künci külhan nakş ü nigârı neyler Kayd-i rusumdur hep tesbih ü tac ü hırka Derviş-i bîser ü pa vaz’-i vekarı neyler Merkezle âşina ol etme muhite rağbet Müstağrak-i hakikat meyl-i kenarı neyler Zıll olsa da çekilmez bar-i giran-i minnet Seyyah-i bîalâik pay-i çenarı neyler Yek nefha-i inayet eyler kenara vasıl Nabî sefine-i dil ol ruzgârı neyler

İzahat

Acını hissediyorum, vücudundan dışarıya taşamayan Ve belirsizlik üzerinde Tanrının sözlerinden uzak, tanrının gözlerinden korkarak En büyük varlık hangi sikilmiş vücutta şimdi Sanki titrek sanki ürkek Mühürlü cümlelerin ardından sığındığımız gerçek Herkes ben değil biliyorum Güldüğüm sandığım sandığım, hatalı sandığım Bir izahat gönlüme hunharca attığım Ve hiç bir şey anlamaya çalışmak kadar değil zaman kaybı Islak, yapış yapış çıkmış kurumaya dönerken Hayatı

Back to Top