Etiket arşivi: Sinan Bengier

Zaman Makinesi 1973

İzlerken biraz tereddütte kaldığım filmlerden biri oldu Zaman Makinesi 1973. İyi film mi, kötü film mi dilemedim. Aslında ortalama bir film. Ancak izlemesi keyifli. Zaman Makinesi 1973 bende böyle garip tarifsiz duygular uyandırdı izlerken.

Zaman yolculuğu içeren filmlere oldum olası hastayım. Yani bu temalı filmlerin en leşini koysanız merakla izlerim. Bu filmde tema olarak izlemem için büyük sebepti. Tabi filmin yönetmeninin de usta bir isim olan Aram Gülyüz olması izlemem için artıydı. Filmin senaristi Kemal Kenan Ergen‘i de televizyonda bir çok iş yapmasına rağmen Kaygısızlar ile sevmiş benimsemiştim. Tabi senaristin diğer işleri içerisinde sıradan işlerde var. Filmin kadrosuna baktığımızda sevdiğim isim Gürgen Öz bulunmakta. Kadroda Seda Bakan ismini gördüğümde biraz tereddütte kalmıştım ama oyunu fena değildi. Ancak karaktere çok fazla oturduğunu düşünmüyorum. Nedense Seda Bakan ismini duyunca biraz tereddütte kalıyorum ama son dönemlerde beni sürekli yanıltıyor. Bir de kadroda sevdiğim isim Ali Yoğurtçuoğlu vardı. Okumaya devam et

Kutsal Damacana 3: Dracoola

Bu filmin hangi mantıkla çekilmiş olduğunu bir türlü anlayamadım. Sanıyorum film sektöründe çok fazla para var ve dağıtacak yer arıyorlar. Böyle bir filmin sinemalarda vizyona girme mantığıysa ayrı bir konu. Umut ediyorum ki yurt dışından gelen insanlar böyle bir filmi sinemada izlemek zorunda kalmamışlardır. Filmde ne mantıklı sahne var, ne mantıklı bir hikaye, ne de mantıklı senaryo. Sanki aklımıza geleni çekelim demişler almışlar kamerayı ellerine. Oyunculardan birinin konuşması yetmiş, diğerlerinin görüntüsü. Diyaloglar oldukça boş. Film sürekli kendi içinde çelişiyor. Şimdi biz bu filmi hangi mantıkla izleyeceğiz?

Günü doldurmak için mi? Zamanı geçirmek için mi? Zamanımız bu kadar kıymetsiz mi? Peki bu filme para verip sinemada izleyenlere ne diyelim? Şu filmin yapımcılarından, oyuncularına herhangi biri sinemaya gitmiş birinin karşısına hangi yüzle çıkar? Ancak, bu film bize şunu gösterdi. Efendim taşıma suyla değirmen dönmez. İnsan birilerinin itlemesi ile oyuncu olamıyor. Neyse daha fazla ileriye gitmeden filmin olmayan konusuna değineyim.

Akıncı Kara Fuat, padişah fermanı ile 600 yıl önce Transilvanya Valisi Vlad’ı yakalamış ve hapse atmıştır. Bu sırada Vlad’ın sevgilisi de akıncı Fuat’ın pençesinden kurtulamamıştır. Vlad Kara Fuat’a karşı oldukça kin beslemiştir. Vlad yıllarca hapiste kalır, çıktıktan sonra herkesi kazığa oturtarak öldürmüş ve kanlarını içmiştir. Bu şekilde bir cani olarak ün salmıştır. Vlad bu acımasızlığı sonucunda Tanrı’nın gazabına uğrar ve vampire dönüşür. Ancak Kara Fuat!a olan kini geçmemiştir.

Vlad yüzyıllarca Kara Fuat soyuna dayanan herkesi öldürür. Vlad İstanbul’da Kara Fuat soyunun son temsilcisi Sebahattin’i bulur. Sebahattin ise, yetim olarak yetiştiği konakta konak işlerini yapan hizmetli olarak çalışmaktadır. Üvey babası öldükten sonra konak satışa çıkmasına rağmen burada çalışmaya devam etmektedir. Sebahattin, burada Demet adında bir kıza aşıktır. Demet’te Vlad’ın eski sevgilisine çok benzemektedir. Transilvanyalı Vlad, hem intikam için hem de sevdiği kız için Sebahattin’i öldürmeye çalışır.

Senaryo, ışık, kamera, yönetim, oyunculuk kısacası her şeyi ile berbat bir film. Harcanan paraya yazık diyorum sadece. İki tokat ama, iki küfür ile komedi filmi oluyorsa, daha doğrusu bu film oluyorsa izleyin buyurun…

Yönetmen: Korhan Bozkurt

Senarist: Şenol Zencir

Oyuncular:

Credited cast:
Sinan Bengier
Tamer
Volkan Demirok
Volkan
Hüseyin Elmalipinar
Cevdet
Ceyhun Fersoy
Ertan
Ececan Gümeci
Kasika
Sahin Irmak
Dracula
Ersin Korkut
Sebahattin
Burhan Turk
Fatih Sultan Mehmet
Ozge Ulusoy
Demet

Linkler:

http://www.imdb.com/title/tt1754029/

http://www.kutsaldamacanadracoola.com

Neşeli Hayat

Film araya sıkışmış bir film. Sıradan bir kurgu sıradan bir hikayeye sahip. Elbette hikaye sıradan olduğunda filmi film yapan kurgu ve oyunculuktur ancak bu filmde televizyonda gördüğümüz kurgudan öteye geçmiyor. Oyunculuk ise zaten Çok Güzel Hareketler Bunlar ile ünlü olmuş popüler kişileri kullanmaktan öteye geçmemiş. Muhtemel bir gişe kaygısı yaşanmış samimi bir film yapmaya çalışalım derken.

Evet tek düze gülük hayatı yansıtan filmlerin samimi olmasını bekleriz. Oyunculuk bu anlamda bize samimiyet vermiyor. Karakterlerin çok ünlü olmaları ün yakaladıkları karakterlerin damarlarında dolanmasına sebebiyet vermiş. Yani skeç karakterlerinden karakterler görüyoruz film boyunca.

Filme kara komedi mi demeliyiz bilemiyorum. Komedi kısmı sıfır, dram kısmı sıfır. Standart eleştiriler ki tüm televizyon ve reality şovlarda görüyoruz. Film kesinlikle standardın dışına çıkamayan televizyon filmi kalitesinde bir film.

Rıza Şenyurt, sabit bir işi olmayan varoşlar diye tabir ettiğimiz yerde yaşayan biridir. Hayatı çok iyi değildir. Bir çok iş yapar. Bu arada üye yap sat sende kazan ürünlerinden kazık yemiş ve mahkemelik olmuştur. Bu arada para kazanmak için yaklaşan yıl başında Noel Baba olur.  Ancak Noel Babanın tam olarak ne olduğunu kim olduğunu bilmemektedir. Bir yandan iş ile uğraşırken bir yandan da iflah olmaz eşinin kardeşi ile uğraşmaktadır.

Rıza karakteri yalnız bir adam karakteri çizmektedir. Ancak etrafında olan bitenlerle o kadar içli dışlıdır ki bu yalnız karakter ister istemez, diğer insanlara da uyum sağlamaya çalışır ve kendisini diğerlerini de düşünerek tekrar şekillendirir.

Yazan Yöneten: Yılmaz Erdoğan

Oyuncular:


Ayberk Atilla
Cezmi Baskin

Sinan Bengier

Ibrahim Büyükak

Emre Canpolat

Murat Eken

Yilmaz Erdogan

Ayça Erturan

Linkler:

www.neselihayat.com/

http://www.imdb.com/title/tt1523515/

Öldür Onu

Türk Sinemasının uslanmazından ve ustalarından olan Hasan Karcı‘nın yine aynı ustalardan olan Ali Ceylan anısına yaptığı bir film televizyon filmi öldür onu. 40 yılını sinemada yardımcı oyuncu olarak geçirmiş tek hayali olan fantastik, komedi türünde western film çekmek olan, ancak buna ömrü yetmeyen Ali Ceylan’ın bir senaryo ile yapımcı olan arkadaşını ziyaret etmesi ile başlıyor film…

Ali Ceylan arkadaşının ofisine gelir ve beklemeye koyulur. Bu arada prostatıda onu sürekli sıkıştırmaktadır. Elindeki senaryoyu sekretere verir. Bu arada senaryoyu sekreter okumaya başlar. Tabi filmde başlamış olur. Baştan belirtmeliyim ki filmde dublajlar ve ses efektleri çok kötü. Keşke orjinal ses ile çekim yapılsaymış, yada sesi biraz bozsalarmışta ses filmden ayrı, farklı bir parçaymış gibi çıkmasaymış ortaya…

Tek göz azılı bir katildir ve aynı zamanda ölümsüzdürde. Kendisine çalışan kovboylar da ölümsüzdür. Tek gözün peşine intikam duygusu ile iki bayan kovboy takılmıştır. Tabi birde ödül avcısı erkek kovboy vardır. Filmde kovboyların tamamına yakının bayan olması ayrı bir nokta. Kostümde pek fazla uğraşmamışlar, Mekan ise tepelik taşlık bir yer.

Tek göz kulağında sürekli mp3 oynatıcıyla gezen kovboyun kendisini öldüreceğinden haberdardır Bu yüzden bütün adamlarını onu yakalayıp öldürmeleri için gönderir ancak hiç biri muaffak olamaz bu işte. Tabi tek göz ile karşılaşır. Bu arada onu ararken karşısına çıkan tiplerlede uğraşmak zorundadır. Bu arada kovboyumuzun para almaktaki amacı da kredi borçlarının olmasıdır. Filmin en ilginç gelen noktası ise Sinan Bengier‘in Tek göz olması üstüne üstlük uzun saçlı olmasıdır. Aslında en filmdeki en komik kısım budur bence…

Genel olarak baktığımda film komik değil, westrern… bir yerde diyebiliriz. İzlenmesi için sağlam bir sabrın olması gerektiğinide belirtmeliyim… Açıkçası film her şeyi ile vasat gibi…

Yönetmen ve Senarist: Hasan Karcı

Oyuncular:

Tekgöz

Linkler:

http://www.sinemalar.com/film/61602/oldur-Onu/

http://www.sinematurk.com/film_genel/21962/Oldur-Onu