Etiket arşivi: Stellan Skarsgård

Nymphomaniac / İtiraf I&II

Dancer in the Dark‘tan sonra  filmlerinin hiç birini kaçırmadım. Bir çoğunu buraya yazmamış olabilirim ama Trier’in gizli hayranlarından biriyim. Gerek teknik açıdan gerekse filmlerinin hikayelerini farklı ve başarılı bulurum. Ancak çok adı geçen ve sansasyon olan Nymphomaniac izlemeden önce beni biraz tereddütte düşürdü. Öyle ki bir önceki filmi Melancholia‘yı çok başarılı bulmuştum. Bu filmin daha çekilmeden hakkında başlayan konuşmalar filmin merakının arttırılması aslında içten içe merak uyandırırken bir o kadarda film hakkında tereddütlere kapılmamı sağlıyordu. Filmi !F kapsamında izleyememiş, ancak sinemaya girme durumlarının konuşulmasına istinaden sinemada izlerim demiştim. Ne yazık ki film sinemada gösterime girmedi. Aslında vizyona girmesini de pek beklediğimi söyleyemeyeceğim. Girseydi bile iki üç sinemada bir iki hafta kalırdı film gösterimde. Tüm Trier filmlerinin Türkiye’deki ömrü bu şekilde olmuştur. Ne kadar doğru bilmem ama benim bu düşüncelerim gibi düşünülerek güya film vizyona sokulmamış. Okumaya devam et

Thor

Serinin ikinci filmini izlemeye niyetlenmişken aslında ilk filmi izlemediğimi fark ettim. İzlemediğimi derken aslında televizyonda denk gelmiş parça parça izlemiştim. O zamanda film bana pek dikkat çekici gelmemişti. Neyse usul yerini buldun diye sakin kafayla ilk filmi de izleyeyim dedim. Doğrusunu söylemek gerekirse bu kez de beni sarmadı film.

Filmin yönetmen koltuğuna Ironman 2’nin de yönetmeni olan  var. Ek sahneler içinde The Avengers‘dan bildiğimiz   ismi karşımıza çıkıyor. Ancak film genel olarak Kenneth Branagh’ın elinden çıkmış. Sanıyorum Marvel kendine kankalardan oluşan bir ekip kurmuş kimin ne yaptığı belli omadan film çekip duruyor. Tabi son dönemde pek fazla iyi çizgi roman çıkaramayınca ne yapsın olanları perdeye yansıtmaya başladı. Okumaya devam et

Kongen av Bastøy

Oldukça iyi hikaye, kurgu ve oyunculuğa sahip bir film Kongen av Bastøy. Filmin yönetmen koltuğunda Marius Holst bulunmakta. Film gerçek bir hikayeden uyarlanmış. Ancak bu hikaye devlet tarafından örtbas edildiğinden yönetmen ve senaristler başarılı bir hikaye ve kurguyla bu durumu beyaz perdeye taşımışlar. Filmi Norveç Sinemasının yüz aklarından diyebiliriz. Aslında “isyan” temasını işleyen aslında klasik bir konu var karşımızda. Ancak yönetmen çok iyi bir iş çıkararak her dakikasında klişeye kaçabilecek bu filmi güzel anlatmış. Gereksiz diyaloglardan kaçınılmış, karakterlerin olması gerekenin dışına çıkmamaları başarıyla sağlanmış. Okumaya devam et

As If I Am Not There / Yokmuşum Gibi

Festival kapsamında Sinemada İnsan Hakları Yarışması kapsamında yarışan filmlerden biri de As If I Am Not Here idi. Film İrlandalı yönetmen Juanita Wilson tarafından beyaz perdeye aktarılmış.  Film Bosna’da olanları yalın bir dille anlatmış. Öyle bir yalınlık ki bu filmde yaşananlar çoğu yerde bizi rahatsız etmiyor. Çoğu yerde oyuncular yaşanan atmosferi bize hissettirmekte başarısız olmuş. Sarsıntılı bir etki yaratacak film belki de yönetmeninin de bayan olması sebebi ile biraz daha yumuşak olmuş.

Samira Saraybosnalı genç bir öğretmendir. Ailesi ile çok yakındır. İlk görev yeri olarak kırsalda bir köy kasabasına gider. Burada üç aylık geçici görev için gelmiştir. Okulun asıl öğretmeni köyü terk etmiştir. Çocuklar öğretmenin geri dönmeyeceğini söyleseler de Samira bu küçük köyde üç ay geçireceğine inandırmıştır kendini. Okumaya devam et