Freakdog / Red Mist

İsim karmaşası olan bir film de Red Mist. Afişte Red Mist yazıyor ancak IMDB’de filmin adı Freakdog olarak geçmiş. Zaten her halükarda iki isimle de konuyu bağdaştıracak bir nokta bulamadım ben. Film 2008 İngiltere yapımı yönetmen koltuğunda da Paddy Breathnach var. Filmin konusu ise oldukça basit. Tıp öğrencisi olan ve bir hastanede staj yapan bir grup genç doktor adayı vardır. Bunlar kendi aralarında eğlenmektedirler. Aynı zamanda hastanede hademe olan içine kapanık, mazoşist Kenneth adında bir genç vardır. Bu genç stajyer grubundan, Catherine’e aşıktır. Bu arada da gruptaki kızların videolarını da çeker. Günün birinde stajyerler barda eğlenirken Kenneth’i orada görürler. Grup Kenneth’i içlerine alır ve onunla dalga geçmeye başlarlar, Catherine onlara bulaşmaz ama onları durduramazda. Gecenin sonunda gruptaki erkeklerin de vesilesi ile Kenneth yaralanır ve komaya girer. Kenneth çalıştığı hastaneye yatırılır. Stajyerlerden kimse konu ile ilgili konuşmazken, Catherine ona gizli gizli bakmaya gider. Kenneth’in ise kurtulması zordur. Kimsesi olmadığı için fişini çekmeyi beklerler. Catherine bu durumu kabullenmez. Alternatif olarak gösterilen bir tedaviyi Kenneth üzerinde dener. Kenneth komadan çıkamamıştır ama durumunda farklılaşma vardır. Bu …

Savage Grace – Vahşi Zarafet

Savage Grace Natalie Robins‘in aynı adlı romanından uyarlanan film Tom Kalin imzasını taşımakta. Başrollerinde ise Julianne Moore, Stephen Dillane ve Eddie Redmayne bulunmakta. Film uzun zanadır izlenecekler listemde ertelemelere kalıyordu ve geçen gün izlenme şerefine kavuştu. julianne Moore hayranı olan ben nasıl oldu da filmi bu kadar erteleyebildim bilemiyorum. Peki film bende ne gibi etkiler bıraktı pek emin değilim ama izlenenler arasında yerini aldı. Öncelikle filmin standart tanıtımına yer verelim… Kızıl saçlı, alımlı ve karizmatikbu kadın, kocasının şaşaalı ve asil hayatına hiçbir zaman tam olarak uyum sağlayamamıştır. Aralarındaki bu dengesizliğe bir de çocuk sahibi olmaları eklenince ilişkileri iyiden iyiye sarsılır. Oğulları Tony (Eddie Redmaine), babasının gözüne girmeyi hiçbir zaman başaramamıştır. Babasıyla arasındaki aşılmaz mesafe, Tony’yi gittikçe annesine yaklaştırır. Bu yakınlaşma aynı zamanda bir trajedinin de doğuşu olacaktır. Bu aile trajedisinin yanı sıra Baekeland’ların “parıldayan” yaşamları ardındaki toplumsal farklara da şahit oluyoruz. “Vahşi Zarafet”, bir ailenin yükselişi ve dibe vuruşunu arka …

Back to Top