Dallas Buyers Club / Sınırsızlar Kulübü

Yönetmen Jean-Marc Vallée‘in Café de Flore filmini beğeni ile izlemiş hakkında güzel yorumlar yapmıştım. Dallas Buyers Club ile yönetmen yine başarılı bir işe imza atmış. Ancak iki film arasındaki en büyük fark yönetmen Dallas Buyers Club ile direkt Oscar’a endeksli film yapmış ve Oscar’ı elde etmenin tüm niteliklerini taşıyor film. Muhtemelen bu seneki Oscar ödüllerinden de bir kaç tanesini toplayacak. Film Ron Woodroof isimli aids hastasının gerçek hayat hikayesinden uyarlanmış. Bu uyarlamayı senaryo da yazdığını bildiğimiz Jean-Marc Vallée değil, Craig Borten ve Melisa Wallack yazmış. Bu nedendir ki etkileyici bir hikaye ve senaryo ortaya çıkarken aynı zamanda kontrolü elinden bırakmayan bir senaryoda görüyoruz.

Diary of a Wimpy Kid: Rodrick Rules

Serinin ikinci filmi olan Diary of a Wimpy Kid: Rodrick Rules aynı isimli ve Amerika’da çok satan bir çocuk kitabından uyarlanarak yapılmış. Film tam anlamıyla bir çocuk/ergen filmi. Bu sebeptendir ki ben filme pek ısınamadım. Yani aslında film Amerikan çocuk/ergenlerinin (hatta bizde de aynı alt yapı oluşmakta) gündelik sorunlarını iyi bir şekilde anlatmış. Tabi bunlar karikatürize edilmiş. Karikatürize derken filmdeki çizgi karakterler yani karakterlerin çizgi halleri benim oldukça hoşuma gitti. Keşke filmi normal bir şeklide çekmek yerine bu şekilde bir çizimle animasyon haline geçirselermiş. Filmin uyarlandığı yazılı basım hakkında hiç bir bilgim yok. Bu sebepten dolayı uyarlama konusunda pek yorum yapamayacağım ama sanki karakterler bana pek oturmamış ve yapmacık gibi geldi.

A Perfect Getaway

Milla Jovovich ve eşsiz Hawaii manzarasının izlettiği film A Perfect Getaway. Öyle ki Milla Jovovich ayrı bir güzel bu filmde. Bu iki faktör filmi sabırla izlemeye değer kılıyor. Tabi burada Steve Zahn‘nın da başarılı oyunculuğunu göz ardı etmemek lazım. Milla Jovovich güzelliği ile göz doldururken Steve Zahn oyunculuğu ile göz dolduruyor. Bunun haricinde filmin diğer iki karakteri olan Nick ve Gina karakterini canlandıran Timothy Olyphant ve Kiele Sanchez‘de filme göre oldukça başarılı oyun sergilemişler. Filmin görüntüleri çok güzel. Bir macera filminden çok sanki karşımızda Hawaii tanıtım filmi varmış hissine kapılıyorsunuz. Hawaii’nin güzellikleri oldukça başarılı bir şekilde filmde yer almış. Ne yalan söyleyeyim filmin önüne bile geçmiş. Zaten bu görüntüler olmasa sanki film bir köşeye sıkışacakmış gibi duruyor. Film bir çiftin düğün görüntüleri ile başlıyor. Uzun süren film görüntülerinde biz gelin ve damatı göremeyiz. Ancak konuşmalardan anlarız ki balayı için Hawaii’ye gideceklerdir. Daha sonra karşımıza yeni evli çift olan Cliff ve Cydney Anderson Hawaii’de bir jipte ilerlerken çıkarlar. Buraya kadar …

Management

Bugün size Amerikan sinemasının romantik komedi diye yutturduğu bir filmden bahsetmek istiyorum size… Ben filmde ne romantik bir yan ne de komik bir yan görebildim. İzlerken sadece boş boş ekrana bakmam “ee n’oluyoruz” demem cabası. Filmin baş rolünde Jennifer Aniston oynuyor. Fİlmin mantığı ise bu yönde ilerliyor. Biz Jennifer Aniston‘ı filmde oynatalım nasıl olursa izlenir. Bu mantıkla yola çıkarak,zaten senarist olan yönetmen, senaryo ve çekim olarak kendini hiç kasmamış. Ne ilginç bir olay ne de, çok güzel anlatılan bir aşk hikayesi var ortada. Üstüne üstlük oyunculukta berbat… Göze batantek oyuncu ise her rolün altından kalkmayı başaran, joker insan Woody Harrelson. Filmde Woody Harrelson ve iki köpeğinden başka izlenecek bir şey yok… Sue sanat eserleri satan bir satış elemanıdır. İşi gereği sürekli gezmektedir.  Bir gün gittiği küçük bir kasabanın birinde konaklamak için bir motele gider. Motelde kendi yaşlarında anne ve babası ile yaşayan otel sorumlusu Mike ile tanışır. Mike ilk görüşte …

Sunshine Cleaning

Aslında bu tarz filme Avrupa ve Uzak Doğu sinemasında rastlamak mümkün. Ancak Amerikan sinemasında insan arada da rastlayınca bir tuhaf olmuyor desem yalan olur. Senarist Megan Holley‘in eserini Christine Jeffs pereye yansıtmış. Senarist ve yönetmen kadın olunca buna bir de kasın oyuncular eklenince tamamen kadın eli deymiş bir film çıkıyor karşımıza. Bu yüzden ilginç hikaye naifliği ve sadeliği ile karşımıza çıkıyor. Çok yormayan eğlenceli dramatik yapım kaybetmiş kadınların penceresini aralıyor bize… Lisede amigo kızların lideri olan Rose Lorkowski otuz yaşına gelmiş hayatını bir türlü düzene sokamamıştır. lisedeki sevgilisinden bir çocuğu bulunmakta ve o kişiyle hala görüşmeye devam etmektedir. Yaşamını evleri ve odaları temizleyerek geçirmektedir. Bir süre işsiz kalır bu sırada sevgilisi olan polis ona bir iş önerir. Hem de iyi parası olan bir iş: Ölüm sonrası mahal temizliği… Rose öncelikle bu işe bulaşmak istemese de işin parası onu cezbeder. Kardeşi ile birlikte bu işi yapmaya başlarlar… Norah’ta ablasından farksız hayata …

Back to Top