Etiket arşivi: Steven Spielberg

buralarda yokken izlediklerim

Ölümlü Dünya (2018)

Ölümlü DünyaFilm hakkında neler desem bilmiyorum. Film tamamen karmaşalar barındırıyor kendi içinde de izleyici tarafında da. Aslında beklediğimden daha farklı bir film çıktı. İzlerken keyif aldığımı da gizlemeyeceğim. Tabi filmin en büyük başarısı bence oyunculuklardı. O konuda bir şey diyemeyeceğim. Karakterler başarılı bir şekilde çizilmiş. Filmin senaryosunda olması gerektiği gibi absürt. Bu çerçevede de iyi kalıyor. Senaryoya baktığımızda aslında havada olun cevaplanması gereken oldukça soru var. Senaryo da oldukça kalabalık bir ekip tarafından yazılmış. Hissettiğim sanki her oyuncu kendi karakterini yazmış. Burada da en baskın karakter Feyyaz Yiğit’in karakteri olmuş. Zaman zaman monolog derecesine varacak sahnelerle baş başa kalıyoruz. Sanki filmin en göze batan kısmı bu.

Filmde oldukça fazla küfür var. Şahsi görüşümü sorarsanız bence olması gerektiği kadardı. Yani bu tarz bir filmde olması gayet doğaldı. Senaryoyu biraz daha yatırırsak, oldukça güzel ve etkileyici giriş yapıyor. Daha ilk dakikadan ters köşe yapması filmin sonrasında nelerle karşılaşacağınızın hayalini kurduruyor ve beklentiyi oldukça yükseltiyor. Hatta hikayenin binlerce yıllık bir örgüte dayanması falan derken of diyorsunuz ne geliyor. Ancak sonrası için iş standarda bağlıyor. Kendi sorularının kendi yarattığı dünyanın sonunu getiremiyor. Filmin bir sonu yok, çok fazla havada kalıyor yani. Yine de bu süreçte eğlenceli bir izlenim sunuyor.

Yönetime gelirsek çok fazla yeni şey vermese de bize Ali Atay var olan teknikleri başarılı bir şekilde kullanmış. Sanıyorum buna ekleyerek gidecek. Filmin devamı da olsun bence hatta internet dizisi bile olabilir. Yani şu örgütle falan biraz daha uğraşalım neymiş kimmiş belli olsun. Bence iyi olur.

Özetle izlenebilir keyifli bir film. Tavsiye ederim. **** Yönetmen: Ali Atay Senaryo:  Ali AtayAli Demirel Oyuncular:  Ahmet Mümtaz TaylanAlper KulSarp Apak https://www.imdb.com/title/tt7748244/

Sofra Sırları (2018)

sofra sırlarıSon dönem Türk sinemasında artık olağanlaşmışın haricinde bir şeyler görmek beni sevindiriyor. Sevindirenler arasında da Sofra Sırları var. Tabi film bir gruba soksam ne diyeceğimi bilmiyorum ama değişik bir filmdi. Filmdeki olayların nerede ne zaman nasıl döneceğini kestiremiyorsunuz. Arada sırada kara komediye göz kırpıyor ama o taraftan da bekleneni vermiyor. Bir katil hikayesi mi izliyoruz, bir katilin doğuşunu mu o da pek belirsiz. Bir gerçek var ki Türkiye de kadın katil olmak oldukça değişik geliyor ve izliyorsunuz filmi. Biraz daha karakterin altı dolsa daha iyi olurmuş.

Filmde asıl öne çıkan ise oyunculuklar. Çoğul eki kullandığıma bakmayın asıl işi Demet Evgar yapıyor. Tüm duyguları başarılı bir şekilde izleyiciye hissettiriyor. Düşünüyorum da filmde başka biri oynasaydı aynı etkiyi verebilir miydi emin değilim. Filmi parçalı hikayeyi bağlayan ve odakta tutan Demet Evgar.

Filmin mekanı ve atmosferi güzeldi. Zaman geçişlerinde bazı sıkıntılar gördüm. Kış dönemi olduğu belli ama bir kar var bir kar yok benim kafamı karıştırdı. Özetlemek gerekirse, değişik konu farklı bakış açısı bakımından film izlenebilir. Hikayenin ve karakterin altı daha iyi dolsa film ne olduğunu daha iyi bilse çok ses getirecek bir film olabilirmiş. Yine de izlenebilir. *** Yönetmen – Senaryo: Ümit Ünal Oyuncular: Demet EvgarFerit AktugFatih AlFirat Altunmese https://www.imdb.com/title/tt5845758/

Westworld (2016– )

westworldGeçen günlerde bahsetmiştim Westworld’den. Blogta arayıp bulamayınca kısa da olsa burada yer vereyim dedim. Aslında çok fazla detaya da girmeyeceğim. Öncelikle oyunculuk ve teknik açıdan oldukça başarılı bir dizi. Hikaye de bir o kadar başarılı gidiyor. Dizi ikinci sezonda ilk sezon itibariyle gönlümde terin bir taht kurdu. Ancak ikinci sezon ilk sezona oranla biraz daha yavaş ve derin ilerledi. Biraz daha robotların bilinçlenme ile kendi özgürlüklerini ilan etmesine tanık olduk. Bu süreçte aslında film Humans ile paralel ilerledi. Ancak şahsi görüşümü sorarsanız bu paralelde ben Humans’ın gidişatını hada sağlam ve yere basar buldum. Westworld biraz daha karmaşık ve soru işaretleri ile ilerliyor. Üçüncü sezon nasıl gidecek ne olacak merak ediyorum. Muhtemelen soru işaretlerine bir şekilde cevap verecek diye düşünüyorum.

Hikayeye biraz değinirsek; zenginlerin duygularını tatmin etmek için insan görünümlü robotların olduğu bir bölge yaratırlar. İnsanlar burada tüm kötü ve şiddet içerikli duygularını tatmin ederler. Bu robotların yaşadıkları periyodik olarak silinmektedir ancak bazıları geçmişlerinin hatırlamaya başlar. Sonra burayı geliştiren doktorun yardımıyla bilinçlerine kavuşurlar ve insanlar ile robotlar arasında bir savaş çıkar. Robotların amacı bu yapay dünyadan sıyrılıp gerçek dünyaya geçmektir. İzlemediyseniz geç kalmış sayılmazsınız. ****/* Oyuncular: Evan Rachel WoodThandie NewtonJeffrey WrightAnthony HopkinsEd Harris https://www.imdb.com/title/tt0475784/

Transcendence (2014)

transcendenceBu filmi de uzun süre önce izlemiştim ama yer vermemişim. Zaten izlediklerimi de uzun süre sonra iyice hazmettikten sonra yazıyorum. İyi mi oluyor tartışılır. Film konu ve oyuncu kadrosu itibari ile oldukça iyi ancak nedense keşfedemediğim bir şeyler eksikti. Zaman zaman sıkıldım diyebilirim ki bu tür filmlerde pek olası bir şey değil benim için. Bende de sıkıntı olabilir tabi ki.

Film yapay zekayı işliyor. Bir bilim adamı kendi zekasını bir bilgisayara yükler ve bu yapay zeka zamanla kendini geliştirir ve tüm bilgilere ulaşır. Tabi böyle bir güce eriştiğinde insani duygulardan da uzaklaşmaya başlar. Bir süre sonra kendi doğruları ile insanları yönetmeye onları etkisi altına almaya başlar. Filmde yapay zekaya sahip bilim adamını insanlığına döndüren ise aşk olur.

Sanıyorum bir yerlerde hikaye yere tam basmıyordu ki baş rolde Johnny Depp olmasına rağmen film pek tutmadı. Arada kalmış aslında daha iyi olabilecekken olamamış bir film. Yine de meraklısı keyifle izleyebilir. *** Yönetmen: Wally Pfister Senaryo: Jack Paglen Oyuncular: Johnny DeppRebecca HallMorgan Freeman https://www.imdb.com/title/tt2209764/

Wish Upon (2017)

wish uponÖyle vakit geçsin eğlence olsun diye izlediğim ama bana hiçte istediğimi vermeyen film. Ana karakter o kadar itici ki film boyunca katlanmak zorunda kalıyorsunuz. Bir yerde alıp elime o karakteri sopayı veresim geldi ama yapamıyorsun işte. Film ne görsel ne de hikaye olarak tatmin etmiyor. Tabi oyunculuklar da tatmin edici değil. Korku filmi olarak baktığımızda da korkutucu bir unsura rastlamadım ben. Tam anlamıyla bir ergen filmi diyebilirim.

Clare annesinin intiharından sonra babası ile birlikte yaşamaktadır. Babası da depresyona girmiş iş olarak çöp toplamayı seçmiştir. Babası günün birinde üzerinde Çince yazılan bir sandık bulur ve bunu Clare’e hediye eder. Ne gariptir ki az da olsa Çince bilen Clare kutunun üzerindekileri okur ve dilek hakkı olduğunu öğrenir ve bir dilekte bulunur. Dileği gerçekleşir ama her dilekte etrafından biri ölür. Bunu bilmesine rağmen Clare abuk sabuk dilekler dilemeye devam eder. Tabi final çok şaşırtıcı değil.

İzlenmese de olur filmler arasında çok şey kaçırmazsınız. ** Yönetmen: John R. Leonetti Senaryo: Barbara Marshall Oyuncular: Joey KingRyan PhillippeKi Hong Lee https://www.imdb.com/title/tt5322012/

The Strangers: Prey at Night (2018)

thestrangerspreyatnightFilme nasıl bir anlam yüklesem bilemedim. Çünkü hiç bir anlam ifade etmedi benim için. Teen slasher filmi olan The Strangers: Prey at Night konusu da olmayan sadece amaçsızca öldürmeye odaklı. Hal böyle olunca çokta şaşırtmayan standartta kalan sahnelerle karşılaşıyoruz. Tabi bu arada teenlerimizde oldukça aptal.

Bir aile kamp yapmak için bir mobil kamp alanına gelir. Derken burada yüzleri maskeli birileri onlara saldırır ve bu şekilde kovalamaca başlar. Daha fazla ne diyebilirim bilmiyorum. Hikaye olarak bayat, oyunculuk ve çekim olarakta tatmin etmeyen bir film. İzlemeseniz de olur. * Yönetmen: Johannes Roberts Senaryo: Bryan BertinoBen Ketai Oyuncular: Christina HendricksMartin HendersonBailee Madison https://www.imdb.com/title/tt1285009/

Ready Player One (2018)

ready player oneKitabı okumadım ama eminim ki kitap filmden daha etkileyicidir. Yönetmenin Steven Spielberg olması beni biraz umutlandırmıştı zaten filmi de onun hatırına izledim ama bana sıradan bir yönetmenden izleyeceğim keyif dışında bir keyif vermedi. Bununla birlikte oldukça yüksek bir bütçeye sahip. Film kendini sıkmadan izletiyor ama o sürekli beklenen etkiyi bırakmıyor. 

Tabi benim bu kadar yerme sebebim daha iyi bir film olması yönünde. Ancak filmde de direkt boş film demem yersiz olur. Birazda yönetmene kıyasla bu eleştiriyi yapıyorum. Filmin alt metini oldukça dolu. Her sahnedeki göndermeleri izlerken bunu da biliyorum bu da buradan demekten kendinizi alamıyorsunuz. Hatta bir yerde sıkıyor. Bunu son Cem Yılmaz filminde de demiştim. Göndermelerin çokluğu bir yerden sonra yormaya başlıyor. Oyunculuklar içinde çok iyi diyemeyeceğim.

2045 yılında dünya çokta yaşanılacak bir yer değildir. James Halliday adında bir oyun yazarı Oasis adı altında bir sanal gerçeklik evreni yaratır ve insanlar burada çok farklı bir yaşam şekliyle karşılaşır. Herkes Oasis’te takılır ve buradan kazandığı puanla gerçek hayatlarını da sürdürürler. Bir gün James ölür ve arkasında bütün servetini bıraktığı bir oyun bırakır ve herkes bu oyunu oynamaya başlar.

Aksiyonu bol, keyifli birazcıkta uzun bir film. Ama çok fazla beklentiyle izlemeyin. **** Yönetmen: Steven Spielberg Senaryo: Zak PennErnest Cline Oyuncular: Tye SheridanOlivia CookeBen Mendelsohn

7 Guardians of the Tomb (2018)

7guardiansofthetombOrtalama bir bilim kurgu, fantastik ve macera film var karşımızda. Ben böyle filmleri severim. Şimdi bu film açısından konuşursak, hikaye oldukça basit, oyunculuklar iyi değil, görsel olarakta fazla tatmin etmiyor. Hikayede en sevdiğim kısım eski tarihi olayın genetik bilimine bağlanmasıydı. Filmde öyle bir yerde bitti ki devamı gelir cinsten. Ama basit insan hırsları barındıran filmler yapmasınlar artık. Allah’ım n’olursun! Amin. Daha güzel yoğurulabilinir bu duygular filmde.

Jia zengin bir ilaç firmasının varisidir. Kardeşi bir gün milattan önce iki yüz yılında bir Çin kralının mumyasını bulmak için yola çıkar ve haber alınamaz. O da kardeşini bulmak için şirketinin yöneticisi ve yardımcıları ile bölgeye gider ve araştırmaya başlar. İlerledikçe çeşitli tuzaklarla karşılaşırlar. Bu tuzaklarla baş ederken etraflarında sürekli örümcekler dolanır. Aslında bu örümcekler gizlenen bir gerçektir.

Çok şey vermeyen ama benim izlerken zaman zaman saçma bulduğum ama tür olarak cezbettiği keyif aldığım bir film. Ciddi bir puanlamayla iki buçuktan üç veririm. *** Yönetmen: Kimble Rendall Senaryo: Jonathan Scanlon Oyuncular:  Bingbing LiKellan LutzKelsey Grammer  https://www.imdb.com/title/tt4915672/

Devil’s Tree: Rooted Evil (2018)

devils tree rooted evilHer korku filminde olduğu gibi bu film içinde gerçek olaylardan esinlendiği belirtilmiş. Belki ölüm sahneleri için esinlenilmiş olabilir ama ağaç falan hikaye. Zaten alıştık bu gibi işlere. Yalnız daha filmi anlatmadan gömmeye başladım. Tabi bir korku filmi olarak tatmin etmediğini baştan söylemeliyim filmin. Ama bana korku filmi olsun.

Gazetecilik okuyan Samantha okulu bitirmek için son bir haber yapması gerekir. Bunun içinde kendine ilginç gelen bir konu seçer. Rivayete göre Şaytan Ağacı adı verilen çok eski bir ağaç vardır ve burada garip olaylar olmaktadır. Sam arkadaşını alır ve buraya haber yapmaya gider. Derken ağacın çevresinde garip şeyler hissetmeye başlar ve araştırmayı sıklaştırır ancak kötülük ona da bulaşır.

Korkutmayan, görsel olarakta farklı olmayan bir film. ** Yönetmen – Senaryo:  Chris AlonsoJoshua Louis Oyuncular: Diana D. AmbrosioRyan AppChris Caputo

The Heretics (2017)

the hereticsBana hikaye olarak değişik gelen bir filmdi Kafirler. Aslında hikayeye daha iyi bir dokunuş, psikolojik dozunun artırmak ve iyi bir yönetimle oldukça başarılı bir film çıkabilirmiş ortaya. Fikir olarak beğendiğimi söylemeliyim. Filmi izlerken olayın nasıl şekilleneceğini tam olarak kestiremiyorsunuz ve aslında iyi kim sorusunu soruyorsunuz sürekli. Senaryo daha ustaca olabilirmiş aslında biraz amatör bir elden başka gözleri bakmamasından kaynaklı hatalar mevcut.

Oyunculuklar fena değildi. Öyle klasik korku sahnelerine pek rastlamadım ama ufak tefek göze baymayan sahneler vardı. Yukarıda da belirttiğim gibi daha iyi ellerde daha etkili bir film olabilirmiş.

Gloria sorunları olan ve destek alan genç bir kızdır. Geçmişinde bir ayinin ortasında kalmıştır ve bunları hayal olarak görür. Aslında hayal midir gerçek mi bunu anlayamayız başlarda. Bir gün kız arkadaşından dönerken kaçırılır ve bilmediği bir dağ evine getirilir. Eski ayinden gördüğü biri tarafından kaçırılmıştır. Genç adam ona zarar vermeyeceğini söyleyerek, onu zincirler. Tam da o gecenin sabahında garip bir dönüşüm geçirmeye başlar.

Öyle çok tatmin etmese de benim hoşuma gitti film ama genel olarak baktığımda fazla puan veremeyeceğim. Ama tür meraklısı izleyebilir. **/* Yönetmen: Chad Archibald Senaryo: Jayme Laforest Oyuncular:  Nina KiriRy BarrettJorja Cadence https://www.imdb.com/title/tt6318848/

Poltergeist

1982 Tobe Hooper imzalı filmin yeniden çevrimi olan Poltergeist ilki ile kıyaslandığında elbetteki ilk filmin yerini tutmuyor. Bununla bilikte daha fazla görsel tatmin beklerken karşılaşamamış olmam beni büyük bir hayal kırıklığına uğrattı. Birde filmin yönetmeni City Of Ember‘dan tanıdığımız Gil Kenan olunca biraz daha hayal kırıklığına uğradım. Aslında bu film içinde eksik kalmış demiştim ama yönetmenin oradaki görselliğini görünce sanki bir sonrakinde daha iyi işler çıkartırmış gibi düşünmeye başlamıştım. Ama Gil Kenan’da kumaşını belli etmiş oldu.

İlk filmin teknolojisini düşünürsek bu filmin çok daha iyi olması gerekirdi ama o dönemin makyaj ve dekoruna yetişememiş. Filmin anlatım dili de oldukça basitti. İlk filmin üzerine hikaye bağlamında da pek bir şey konulmamış film karşımıza sıradan bir uyarlama olarak çıkmış. İlk filmden kendini ayıran hiç bir unsur göremedim ben.
Okumaya devam et

The Adventures of Tintin: The Secret of the Unicorn

The Adventures of Tintin için ne söylenebilir bir araya toparlamaya çalışıyorum. Filmin prodüktörleri arasında Peter Jackson‘ın yer alması, prodüksiyona ek olarakta yönetimde Steven Spielberg‘in yer alması zaten filmin gidişatını belli ediyor. Bunlara ek olarak senaristleri arasında Scott Pilgrim vs. the World‘ten Edgar WrightAttack the Block‘tan Joe Cornish en önemlisi de Coupling gibi bir dizinin senaristlüğü ve yaratıcılığını yapmış Steven Moffat olunca ister istemez filmin göz doldurucu olacağı kesinleşiyor.

Tabi böyle bir yazım kadrosu olunca hikeyenin de pek aslına sadık kalmasını düşünemiyoruz. Nitekim filmde bir kaç hikaye başarılı bir şekilde harmanlanarak bize sunulmuş. Aksiyon, şiddet düzeyi çocuk izleyiciler için biraz düşürülmüş. Aynı şekilde diyaloglarda biraz kırpılmış ancak bu kesinlikle rahatsız edici bir seviyede değil. Karşımızda hem senaryo hem kurgu bakımından başarılı bir film var.
Film görsel olarak kesinlikle tatmin ediyor. Aslında tatminin de ötesinde bir durum var. Bu zamana kadar çekilmiş en iyi motion capture film diyebilirim The Adventures of Tintin: The Secret of the Unicorn için. En yakın rakiplerini bile sollayacak kapasitede. Animasyonlar oldukça başarılı. Her türlü ayrıntıya yer verilmiş. İnsanın üzerindeki en ufak bir kıl hareketine bile dikkat etmişler. Öyle ki bazen görüntülerin gerçek olup olmadığından şüphe ediyorsunuz. Bu gerçeklik size normal bir film izliyormuş hissini verirken diğer yanda da animasyonun varlığı filmin çizgi roman sayfalarından çıktığını unutturmuyor.
Steven Spielberg bu filmde biraz daha deneysel kamera açıları ile karşımıza çıkıyor. Filmin 3D olması sebebi ile biraz da bu sebepten dolayı bazı durumlarda gereksiz kamera açıları kullanılmış. Ancak pek göze batmıyor. Filmin süresi 107 dakika. Ancak hikaye o kadar güzel akıyor ki, bu süre rahatlıkla uzatılabilirdi. Sanki bir yerde hikaye kesilmiş gibi hissediyorsunuz. Yakın zamanda bir Director’s Cut çıkacağından eminim.
Filmi kısaca özetlemek gerekirse son dönemde izlediğim ve zevk aldığım en iyi animasyon filmleri arasında. Kesinlikle hala izlememiş olanlara tavsiye ederim. Müthiş bir zevk alacaksınız bunu garanti edebilirim.
Yönetmen: Steven Spielberg
Oyuncular / Seslendirenler:
Jamie Bell
Tintin
Andy Serkis
Captain Haddock / Sir Francis Haddock
Daniel Craig
Sakharine / Red Rackham
Nick Frost
Thomson
Simon Pegg
Thompson
Daniel Mays
Allan

Linkler:

http://www.imdb.com/title/tt0983193/

http://www.tintin-movie.net/

Falling Skies

Diziler uzun vaktimi almasına rağmen buraya yazmak nedense aklıma gelmiyor. Tabi bir diziyi de ilk iki bölümden eleştirmek biraz tuhaf olur. Sezon sonuna kadar beklemek en iyisidir bence. Falling Skies’te geçtiğimiz zaman dilimi içerisinde ilk sezonunu bitirdi. Öyle bir bitirişti ki ben böyle bir dizinin varlığını unuttum bile. Aslında dizi hakkında ne diyeceğim son cümlemden anlaşılmıştır. Her şeye rağmen Falling Skies ikinci sezon onayını almış bende başladığım işi yarım bırakmayayım edasıyla ikinci sezonu bekler oldum.

Televizyonlarda bilim kurgu görmek pek sık rastlanılan bir şey değil. Hemde böyle uzaylıların olduğu bir bilim kurgu görmek hiç değil. Filmin yapımcısı Steven Spielberg hikayenin atılmasında da kendisinin katkısı var. Dizide kendisinin klişelerine çok fazla rastlıyoruz.

Film ilk bölümü itibari ile bende çok merak uyandırdı ancak sonrası düşündüğüm kadar tatrmin edici çıkmadı. Film bilim kurgudan birden bire, baba oğul ilişkisine, Amerikanın parçalanamaz bölünmezliğine ilerleyip durdu. Büyük bütçeli dizilerde belki para sıkıntısından dolayı özel efektleri çok sık kullanamıyorlar belki ama böyle iddialı başlayıp sonunu bir şeye bağlayamamak gerçekten üzücü.

Hikaye ise şöyle. Uzaylılar dünyaya gelmiş ve bir kaç gün içerisinde her yeri yerle bir etmişlerdir. İnsanların çoğunu öldürmüş, çocukları ve gençleri kendilerine köle olarak çalıştırmaya başlamışlardır. Bir grup Amerikalı ise askeri birliklerin altında toplanmış hayatını devam ettirmektedir. Bunların içerisinde eski tarih öğretmeni Tom Mason iki çocuğu ile yer almaktadır. Lider vasıflı Tom grup lideri komutanla birlikte uzaylılara karşı savaşır. Tom ortanca oğlunu uzaylılara kaptırmıştır ve onu aramaktadır.

Grubun uzaylılarla savaşı esnasında kötü insanlarla savaşı da yer almakta. Dizi bir insanlar bir uzaylılar derken akıp gidiyor. Ancak aksiyon sahnelerini bir araya toplasak aslında bir bölüm bile etmez. Velhasıl kelam Tom oğlunu uzaylıların elinden kurtarıyor. Tabi bu da ayrı bir hikayenin başlangıcı oluyor.

Özetle dizi aslında bekleneni vermiyor. Belki biraz daha az Amerikan propagandası, biraz daha az baba oğul çekişmesini ele alsalar aksiyon dozunu biraz arttırsalar tadından yenmeyecekmiş gibi bir dizi oluyor. Dizinin hikayesi oldukça basit. Bizi şaşırtacak hiç bir şeyi yok. En şaşırtıcı şey finalde aslında ortalığı kasıp kavuran yaratık uzaylıların da bir başkaları tarafından yönetildiği gerçeği ama zaten dizi bunu başından beri haykırıyor bize.

İlk sezon itibari ile hikayenin alt yapısı sağlam değil. Belki sihirli bir el dokunur ikinci sezon çok farklı olur. Bu arada oyuncu seçimlerinin de çok başarılı olduğunu söyleyemeyeceğim. En basiti Tom karakteri. Bir insanın eşek kadar üç çocuğu olur da bu kadar genç mi gözükür?

Sonuç olarak başlamadıysanız hiç başlamayın dediğim bir dizi Falling Skies. İnşallah ikinci sezon beni yanıltır.

Hikaye: Robert Rodat

Oyuncular:

Noah Wyle
Tom Mason
Moon Bloodgood
Anne Glass
Drew Roy
Hal Mason
Maxim Knight
Matt Mason
Seychelle Gabriel
Lourdes
Peter Shinkoda
Dai

Linkler:

http://www.imdb.com/title/tt1462059/

http://www.tnt.tv/series/fallingskies/

Super 8

Gizemli reklamları ve afişinin ardından merakla beklediğimiz, yönetmen ve senarist koltuğunda J.J. Abrams‘ı gördüğümüz, yapımcı koltuğunda ise Steven Spielberg‘e rastlayıp umutlarımızı yeşerten bir filmdi Super 8. “Di” diye sonlandırdım cümleyi doğrusunu söylemek gerekirse modern bir “E.T.” masalından başka bir şey çıkmadı karşımıza. Tabi film E.T.’ye oranla daha yeni çekim olduğu için teknolojik açıdan daha cezbediciydi. Ancak şunu gönül rahatlığı ile söyleyebilirim ki film ne duygusal olarak, ne psikolojik olarak ne de teknolojik olarak bekleneni vermedi.

Hikayeye baktığımızda, altı arkadaşın başından geçenlere tanık oluyoruz. Bir çok filmde bunun benzerlerine tanık olduk. Bu arkadaşlardan birinin yakını ölmüştür, bir diğerinin ailesi ile problemleri vardır. Yani hikaye giriş itibari ile, bir çok filme ortak paydaya sahip. Bu filmde ise kahramanlarımız, kendilerine uğraş olarak zombi filmi çekmeyi uygun görmüşler. Bunun çabası içerisindeyken de olaylar cereyan ediyor.

Ailelerinden gizli kapaklı çektikleri film için prodüksiyona ihtiyaçları vardır. Bunun için bir tren istasyonuna giderler. Bir tesadüf eseri oradan hızla bir tren geçer. Bunu fırsat bilen gençler hemen kameraya sarılır ve kayda başlarlar. Ancak filmin baş kahramanı Joe hızla giden trenin önüne bir kamyonet çıktığını görür. Kaçınılmaz bir sonla kamyonet ve tren çarpışır. İşte filmin en nefes kesici sahnesi de bu çarpışma anıdır. Felaket filmlerinden farksızdır. Bu saatten sonra da sıradan gibi geçen filme, oldukça uzun gelen çarpışma sahnesinden sonra kasabadaki herkes için hayat değişir. Şans eseri çocuklara bir şey olmaz. O karmaşanın ardından kaçırdıkları arabaya da şans eseri bir şey olmaz. Kahramanlarımızın okulunda huysuz öğretmenleri ise, çarpışmanın olmasını sağlayan öğretmenleridir. Ne tesadüftür ki trenle kafa kafaya giren bu adam da ölmemiştir.

Bu gibi mantıksızlıkla eşliğinde film devam ederken, bu mantıksızlıklar film boyunca yakamızı bırakmıyor. Bu kazadan sonra Amerikan Hava Kuvvetleri olayı incelemeye başlar. Her günü sıradan geçen bu kasabada ise elektrik kesintileri başlamış, evlerdeki mikrodalga fırınlar yok olmuş, arabaların motorları da çalınmaya başlanmıştır. Bir süre sonra kasaba yangın var diye boşaltılır. Bu arada insanlarda kaybolmaktadır. Bu kaybolmaya kahramanlarımızın arkadaşı, Alice de eklenince kahramanlarımız onu kurtarmaya kasabaya inerler.

Bu arada tren kazasındaki, yaptıkları kayıtları banyo ettirmiş ve orada bir yaratığın olduğunu görmüşlerdir. Kasabaya indiklerinde ise neyle karşılaşacaklarının farkındadırlar. Ancak kızı kurtarmayı kafalarına koymuşlardır. Askeriyenin her tarafı talan ettiği kasabaya indiklerinde öğretmenlerinin gizli sığınağına giderler. Buradaki dökümanları ve videoları incelediklerinde aslında ortalıkta terör estiren bu yaratığın bir uzaylı olduğunu öğrenirler. Öğretmenlerinin dediğine göre bu yaratık insanlara zarar vermek için değil sadece kaza ile düştüğü bu dünyadan kurtulmak için çabalamaktadır. Ancak insanların eline düşünce bir denekten farkı kalmamıştır. Bu yaratık adama dokunduğunda onunla iletişime geçmiş ve onu anlamıştır. O günden sonra yaratığı serbest bırakmak için çabalamaya başlamış ve bu sebepten dolayı ordudan atılmıştır.

Tabi bizim çocuklar bunu öğrenir öğrenmez askeriye onları göz altına alır. Bindikleri otobüs yaratık tarafından, saldırıya uğrayınca kaçarlar ve yarattığın inine girerler. Burada kızı ve diğer insanları bulurlar. Burada görürüz ki yaratık çaldığı malzemelerle bir şeyler yapmaktadır. Üç genç tam yaratığa yakalanacakken Joe bir konuşma yapar. Bunun üzerine de yaratığın yaptığı makine de çalışınca yaratık onları bırakır gider. Burada ben yaratığın yaptığı şeye anlam veremedim. Gemisini oluşturan, parçacıklar su deposunda toplanıyorlar. Acaba o yaptığı şey onların bir araya toplanmasını mı sağlıyor?

Neyse sonuçta film mutlu sona yelken açıyor. Babaları ile araları açık olan çocukların araları düzeliyor. Tabi ben filmleri ana hatları ile anlattım. Efektler filmi izlenilebilir kılan. Bir diğer olay ise belkide ömürleri boyunca göremeyecekleri bir olay olurken, babalar ve çocukların birbirlerine sarılması ve bizim de bu  içine giremediğimiz duygusallığı izlemek zorunda kalmamız. Film ne filmi idi ne anlatmaya çalıştı bunlara cevap bulamıyorsunuz.

Filme genel hatları ile baktığımda bana senaryo, kurgu ve asıl üstüne değinmek istediği duygusallık açısından, yetersiz geldi. Buna rağmen beklentisiz izlendiğinde eğlenceli bir film olarak karşımıza çıkıyor. Sadece ses efektleri için sinemada izlenebilir, ancak evde iyi bir ses sisteminiz varsa ona da gerek yok… Bu arada ben Super 8 ismine bir anlam yükleyemedim.

Yönetmen – Senarist: J.J. Abrams

Oyuncular:

Joel Courtney Joe Lamb
Kyle Chandler Jackson Lamb
Elle Fanning Alice Dainard
Joel McKinnon Miller Mr. Kaznyk
Riley Griffiths Charles
Ryan Lee Cary
Gabriel Basso Martin
Zach Mills Preston

Linkler:

http://www.imdb.com/title/tt1650062/

http://www.super8-movie.com/