Etiket arşivi: Sultan Köroglu Kılıç

Dabbe 5: Zehr-i Cin


Yine bir  filmi vizyonda ve ben de bu sebebpten dolayı sinemanın yolunu tuttum. Mevzu Türk korku sineması olması ve benim Karacadağ’a olan ilgim. Eski yazılardan bu ilginin sebebini az çok çıkartabilirsiniz. Bir de sanıyorum Dabbe serisi Türk sinema tarihinin en uzun soluklu seri filmi olmasına aday. Lakin ilk filmle başlayan kurgunun hala hayalini kurmaktayım. Film güya üçleme olarak kıyamete kadar uzanacaktı. Hatta küçük bir kıyamet senaryosu D@bbe 2‘de yapılmıştı. Sonra gelen filmler ise genel hikayeden kopup -bu arada küçük bağlantılar vererek- ilerledi. Ben artık Dabbe serisinde kıyameti göreceğimden şüpheye düşmeye başladım. Hikaye artık klasik cin hikayeleri ötesine çıkmamaya başladı. Okumaya devam et

Dabbe : Cin Çarpması

Dabbe serisinin son filmi Dabbe: Cin Çarpması geçtiğimiz günlerde vizyona girdi. Açıkçası Karacadağ’ın son filmi El-Cin‘in üzerinden daha sene bile geçmeden bu filmle karşımıza çıkması beni oldukça şaşırttı. Artık Karacadağ’da ne kadar çok cin hikayesi varmış ki altı ayda bir piyasaya cinli film çıkartıyor diye düşünmeye başladım. Akabinde peki bu serinin sonu nereye gidecek diye sormaya başladım kendime. Bir de bu filme baktığımızda Dabbe ile bağlantısının sadece bir cümleden öteye gitmediğini görüyoruz. Peki kıyamete kadar uzanacak Dabbe serisinin evrim geçirip Karacadağ’ın Dabbe aralarında yaptığı cin filmlerine dönme sebebi nedir anlayamadım.

Türkiye’de istikrarlı bir şekilde korku filmi çeken Karacadağ’ı tebrik ediyorum. 2006 yılında yola çıkan ilk Dabbe filminden sonra bu altıncı filmi oldu ve gözle görülür bir ilerleme katetti kendisi. Ancak bazı konularda hala kendini tekrar etmeye devam ediyor. Bu da beni sıkıntıya sokuyor desem yalan söylemiş olmam. Okumaya devam et

El-Cin

Filmin fragmanlarını geçtiğimiz gün gördüm. Tabi tüm olanları değiştirip bir an önce filmi izlemek için plan yaptım. Vizyona bu gün girdi ve akşam seansında ben de yerimi aldım. Tabi her Karacadağ filminde olduğu gibi bu filme de soluğu Beyoğlu Fitaş’ta izledim. Salon ve izleyiciler hakkında pek yorum yapmayacağım zaten on kişi kadardık salonda. Bu da izleme zevkimi arttırdı elbet. Fazla konuşup kıkırdayan olmayınca (aradan önce vardı ama ara sonunda suspus oldular) filmden oldukça zevk aldığımı söyleyebilirim.

Yavaş yavaş filme girmem gerekirse karşıma çıkan Hasan Karacadağ’ın şu ana kadar izlediğim en iyi filmi. Gerek görsel, gerek hikaye, gerekse kurgu olarak en başarılısı. Öyle görünüyor ki, Karacadağ eleştirilerden ve yaptığı hatalardan ders alıyor. Efektler güzeldi ben bir çok filme göre başarılı budum. Efektler güzeldi ama biraz çoktu. Bu da izlerken sıktı diyebilirim. Okumaya devam et