Etiket arşivi: Suzuki Matsuo

R100

Yönetmen senarist  Japonya’da ünlü bir komedyen. Ancak şimdi R100’e bakıpta bir komedi filminden bahsedeceğimi düşünmeyin. Tabi filmde komedi unsurları var ama film daha çok dram ve gizem ağırlıklı. Aslında tam anlamıyla filmi hangi kefeye koysam bilemedim.

Film görsel olarak çok başarılı. Mat tonları filmin psikolojisini başarılı bir şekilde aktarıyordu. Kısmen filme yer edinmiş gore sahnelerini beğendim. Gerçi makyajlar daha iyi olabilirdi ama bu şekilde de şaşadan uzak karakterin yapısına uyan makyajlar vardı. Filmde müzik kullanımı oldukça başarılıydı. Film boyunca eşlik eden Beethoven filmin atmosferine kolayca girmemizi sağlıyordu. Okumaya devam et

Labirent 3D / The Shock Labyrinth 3d

Ayağımın tozu ile geldiğimde, refleks olarak sinema sitesine girip yeni vizyona giren filmlere baktım. Ayağımın tozu ile desem de yalan akabinde sekiz saatlik uykuyu saymıyorum. Velhasıl filmi izlemeye arar verdikten sonra apar topar sinema salonuna gidişimiz vardı ki kan ter içerisinde zaten filmin kaçışma sahnelerine ortak olmuştuk bile. Sonuçta 3D bir Japon korku filmi deneyimi kaçırılmamalıydı kanımca.

Tabi filmin yönetmeni, Takashi Shimizu olunca beklentiler ister istemez tavan yapıyor. Ne yalan söyleyeyim beklentim olasın diye, ben yine filmin yönetmenine bakmamıştım. aslında iyi de yapmışım… Tamamen amatörce yapılmış bir film. Bilhassa oyunculuk, insanı çileden çıkarıyor. Hikayede çok eksik mevcut. Hani noktaları birleştirsem ben tamamlasam deseniz bile birleştirecek parça bulamıyorsunuz. Birde 3D olduğunu hesaba katarsanız filmin bir ara filme dahil olup, oyuncuları siz öldürmek istiyorsunuz.

Ken yıllar sonra çocukluk arkadaşları Hajime ve Rin’i ziyarete gider. Rin görme özürlüdür, Ken ve onu karşılamaya giden Hajime’yi evde bekler. Tam bu sırada, birden kapı şiddetle çalmaya başlar. Rin, kapıyı korkarak açar ve karşısında on yıl önce kaybolan arkadaşı Yuki ortaya çıkar. Rin onu içeriye alır ve diğer arkadaşlarını beklemeye başlar.

Aslında herkes Yuki’nin öldüğünü düşünmektedir, bu sebepten dolayı, Yuki’nin ailesini ararlar. Daha sonra da onlara doğru yola çıkarlar. Kapıyı onlara açan, Yuki’nin kardeşi, Miyu olur. Miyu da ablasının öldüğünü sanmaktadır. Annesi ise akli dengesini yitirmiş, babası ölmüştür. Yuki merdivenlerden düşünce Miyu, Ken , Hajime ve Rin onu hastahaneye götürmek için yola çıkarlar. Yakın bir yerde hastane bulurlar ancak gittikleri hastanenin onlar için son olacaklarından haberleri yoktur.

Klasik bir konu, klasik bir kurgu. Film flashbackler ile desteklenmiş. Hikaye toparlanmaya çalışılmış ancak tam anlamıyla berbat olan oyunculuk, biraz olsun gerebilecek bir filmi, bir nevi boş filme çevirmiş. Klasik Japon korkularının durağanlığı yaratılmaya çalışılırken, gerilim düzeyinin düşük olması izleyiciyi sıkmaktan başka bir işe yaramıyor. 3D nimetlerini göstermiş olmak için yapılan çekimler gayet başarılıydı. Ancak uçan bir çanta ve balon arık izleyiciyi germeye yetmemiş. O gerilim duygusunu yönetmen kesinlikle vermeyi başaramamış. Japon korku severlere tavsiyedir ki, çok şey beklemeyin. Film tam anlamıyla, üçüncü sınıf bir yönetmenin devam filmi niteliğinde 15. film niteliği taşıyor. Şu baş roldeki herifi tamamen dövme hissiyatıyla yanıp tutuştum film boyunca… Sanıyorum ^D bütçesi fazla olunca oyuncudan kısmış Takaşi abimiz…

Yönetmen: Takashi Shimizu

Senaryo: Daisuke Hosaka

Oyuncular:

Yûya Yagira
Ai Maeda
Ryo Katsuji
Suzuki Matsuo
Shôichirô Masumoto
Misako Renbutsu
Erina Mizuno

Linkler

http://3d-shock.asmik-ace.co.jp/

http://www.imdb.com/title/tt1414581/