Versus

Pek sevdiğim Japon yönetmen Ryûhei Kitamura‘nın adından bahsettirdiği film Versus. Öncelikle söylemek gerekir ki film herkesin izleyeceği türden bir film değil. Önce B-Movie sevmelisiniz. Sonra filmde karşınıza çıkacak şeylere gerçek hayatta mantık aramayacaksınız. Birde mideniz sağlam olacak. Peki Verusu bu kadar önemli yapan nedir? Öncelikle Versus, bütün öğeleri başarılı bir şekilde bünyesinde barındırmaktadır. Bildiğiniz ve hayal edebileceğiniz tüm aksiyon ve korku filmlerine çomak sokmakta. zombi, ninja, büyü, fantastik olaylar yaratıklar, aksiyon, şiddet, uçuşan vücut parçaları, aşk, romantizm… yani fazlası nasıl sayılır bilmem. Tabi bütün bunların yanı sıra anlam vermeye çalışıp, bir türlü anlam veremediğimiz konusu, saçmalıklar içinde eğlenmemizi sağlıyor film. Ancak tabi her bünye için değil… İki hükümlü polisin elinden kaçmıştır. Bunlar yakuzalarla buluşacak ve yakuzaların onları götürmesi ile birlikte hayatlarına devam edeceklerdir. Yakuzalar yanlarında da bir kız getirmişlerdir ve iki kaçak mahkuma patronları gelene kadar burada bekleyeceklerini söylerler. Zaman bu şekilde geçer. Derken yakuzalarla, mahkumlar arasında bir arbede çıkar ve yakuzalardan …

Aragami!

Goddess Arthemis‘in gönderdiği paket içerisinden çıkan bir film daha vardı. Ryûhei Kitamura‘nın Aragamisi. Doğruyu söylemek gerekirse filmi izlemeye hiç niyetim yoktu. Sadece şöyle bir koymuş, biraz bakındıktan sonra ağırlaşan göz kapaklarımı fazla zorlamadan dinlendiremeye koyulacaktım. Velhasıl film başlamış oldu.  Öncelikle dikkatimi çeken müziklerdi. Çünkü jenerik girdiğinde çalan müzik beni iyice meraklandırıyordu. Sonra her şimşek çakışında aydınlanan sahneler bana filmin devamını izlemek gibi bir yükümlülük getiriyordu sanki. Belirttiğim gibi gerek müzik olsun, gerek sahne ve dekor tasarımları, gerekse kostümler bakımından tamamıyla başarılı bir yapım beni kendine iyice çekti. Donuk diyaloglar, çoğu kez havada kalan repliklere ve askıda kalmış bir konuya rağmen, bu sıradan hikayenin işleyişi zamanın nasıl geçtiğini unutturuyordu. Öyle ki filme ara verdiğimde yarısını geçmiştim bile. Şimdi geriye ne kalmıştı, sadece tahmin ettiğim bir düello sahnesi… Evet aslında sadece sahneyi tahmin etmiştim. Kılıç düellosundaki koreografi beni kendisine hayran bırakacak şekildeydi ve sahnelerdeki ışığın kullanımı, renkler gerçekten filmi izletmeden geçmiyordu. Sonuç …

Back to Top