Goemon

Başarılı bir Japon filmi Goemon. Filmden çok kendinizi bir oyunun içerisinde hissediyorsunuz. Tamamıyla animasyon. Arada sırada sırıtsa da gayet başarılı bir film… Karakterler kuvvetli hikaye başarılı, eh yönetim de öyle. Durum böyle olunca eğlenceli bir yapım çıkmış ortaya… Film aslında birbirlerini tanıyan ve onların etrafında dönen savaşçılar ile can buluyor. 16. yüzyılda mertlik dönemlerinden kalma bir filme yelken açıyoruz. Ailesinin katledilmesini gören bir çocuk hükümdar tarafından savaşçı olarak yetiştirilir. Hükümdar ona Goemon adını verir. Tabi onunla birlikte yetişen bir de yakın arkadaşı vardır. Hükümdar yakın arkadaşı tarafından suikaste uğrayıp ölünce Goemon görevini bırakır ve halkın arasına iner. Halk arasında Goemon zenginden alan fakire veren bir tiptir. Son olarak kraliyet hazinesinden pandoranın kutusunu çalınca işler karışır. Goemon’un peşine devlet görevlileri düşer. Tabi yakın arkadaşı da devlet görevlisi olarak onun peşine düşer. Tabi eski kralında suikaste kurban gittiği öğrenince devlet işine de karışır. Tabi soluksuz bir aksiyon başlar… Biraz araya sıkıştı ama …

Aragami!

Goddess Arthemis‘in gönderdiği paket içerisinden çıkan bir film daha vardı. Ryûhei Kitamura‘nın Aragamisi. Doğruyu söylemek gerekirse filmi izlemeye hiç niyetim yoktu. Sadece şöyle bir koymuş, biraz bakındıktan sonra ağırlaşan göz kapaklarımı fazla zorlamadan dinlendiremeye koyulacaktım. Velhasıl film başlamış oldu.  Öncelikle dikkatimi çeken müziklerdi. Çünkü jenerik girdiğinde çalan müzik beni iyice meraklandırıyordu. Sonra her şimşek çakışında aydınlanan sahneler bana filmin devamını izlemek gibi bir yükümlülük getiriyordu sanki. Belirttiğim gibi gerek müzik olsun, gerek sahne ve dekor tasarımları, gerekse kostümler bakımından tamamıyla başarılı bir yapım beni kendine iyice çekti. Donuk diyaloglar, çoğu kez havada kalan repliklere ve askıda kalmış bir konuya rağmen, bu sıradan hikayenin işleyişi zamanın nasıl geçtiğini unutturuyordu. Öyle ki filme ara verdiğimde yarısını geçmiştim bile. Şimdi geriye ne kalmıştı, sadece tahmin ettiğim bir düello sahnesi… Evet aslında sadece sahneyi tahmin etmiştim. Kılıç düellosundaki koreografi beni kendisine hayran bırakacak şekildeydi ve sahnelerdeki ışığın kullanımı, renkler gerçekten filmi izletmeden geçmiyordu. Sonuç …

Back to Top