Etiket arşivi: Timothy Spall

Upside Down

Filmi geçtiğimiz günlerde bir gece yarısı televizyonda yayınlanırken gördüm. Nasıl ya, derken filmin görüntülerine, o fantastik ortamına hayran kaldım. Tabi film televizyonda izlenecek türden değildi biraz bakındıktan sonra daha aklı selim kafayla reklamsız izlemeye karar verdim. Tabi ‘ınh filmde olması da ayrı bir durum.

Film 2012 yapımı. Yönetmen koltuğunda ise Fernando Solanas‘ın oğlu Juan Solanas var. Filmin senaristi de kendisi. Filmin görselliğine mekan tasarımına ve fikrine bayıldım. Bunlara bayılmama rağmen film olmamış. Tüm bu saydıklarımın üzerinde çok fazla durulurken filmin hikayesi kaçmış ve klasik bir zengin kız fakir oğlan klasiğine dönmüş film. Bu durumda merak cezbederek izlenen filmden hayal kırıklığı ile ayrılmamıza sebep oluyor.  Okumaya devam et

Wake Wood

 

 

2011 İrlanda, İngiltere ortak yapımı filmin yönetmenlik koltuğunda David Keating var. Filmin hikayesini ise Brendan McCarthy yazmış. İkisi birlikte bu hikayeyi senaryolaştırmışlar. Hazır hikayeye girmişler aslında filmin konusunun Stephen King‘in Hayvan Mezarlığı‘na benzediğinin söylemem gerek. Hikaye biraz daha kalıplandırılıp, sınırlandırılarak, ölüyü diriltme meselesine dönmüş.

 

Konu bu kriterler içerisinde inerlerken bir izleyici olarak beklentiniz filmin psikolojik açıdan daha sağlam temellere oturması ve oyunculuğun da bu şekilde desteklenmesi ancak film bize bunu veremiyor. Bir çok yerde ayrıntılardan kaçınıp hikayede ya da hikayede demeyeyim de duygu aktarımında boşluklara sebebiyet veriyor.

 

Filmin ilk dakikalarında bir şeyler olacağının farkına varıyorsunuz ve bu farkındalık size bir aksiyonun geleceğini hissettiriyor ancak film tüm bu beklentilere rağmen size aksiyonu vermiyor. Garip bir köy ve bu köyle yaşanan gizemler öncelikle insanı çekerken sonradan pek haz vermiyor. Film korku filmi etiketi ile etiketlense de, daha çok psikolojik bir dram. İlk cümlelerde belirttiğim gibi bu duyguları da insana aktaramadığı için yavan bir filmmiş gibi karşımıza çıkıyor.

 

 

Patrick ve Louise küçük kızlarını vahşi bir köpeğin saldırısı sonrasında kaybederler. Patrick bir veteriner olduğu ve köpeğin bakımı onun sorumluluğunda olduğu için de Louise kızlarının ölümünden onu sorumlu tutar. Bir süre sonra Patrick ve Louise yeni bir başlangıç yapmak için Wake Wood adında küçük bir kasabaya yerleşirler. Patrick kasabada veterinerlik yapar Louise ise eczacıdır.

 

Günün birinde Patrick ve Louise arabaları ile yolda kalırlar. Birden bire arabaları durmuştur. Yürüyerek en yakın evden yardım istemeye giderler. Gittikleri ev ise kasabanın önde gelenlerinden Arthur’un evidir. Kapıyı çalarlar ancak kimse cevap vermez. Louise evin arka tarafına dolandığında kasabalıların bir ayin yaptığını görür. Kapsül gibi bir şeyin içinden bir adam çıkmıştır. Louise bu durum karşısında oradan Patrick’i de larak kaçar ancak kocasına hiç bir şey söylemez. Eve döndüklerinde ise Arthur onları evlerinde beklemektedir. Arthur kibar bir dille Louise’i uyarır.

 

Louise ertesi gün kapsülden çıkan adamı eşi ile birlikte görür. Bu arada eczaneye garip küçük bir kız gelir. Kızın teyzesi onu korur. Bu arada kasaba halkı ellerindeki garip odun parçaları ile sesler çıkartıp ormana doğru gitmektedirler. Louise kadını sıkıştırarak olan biteni öğrenir. Bir ayin ile ölüleri sadece üç günlüğüne geri getirebilmektedirler.

 

 

Louise’in baskısı ile Patrick’de bu durumu araştırır. Son olarak Arthur ile konuşarak durumu anlatırlar. Kızlarını geri getirmesi için ona yalvarırlar. Arthur kızlarının geri gelmesi için bir seneden önce ölmüş olması gerektiğini söyler, aynı zamanda yeni bir ölünün bedenini kullanılması gerektiğini ve kızlarının bir parçasının olması gerektiğini.

 

Yeni bir ölüm olmuştur. Patrick ve Louise cesedin ailesinden izin isterler, sonra kızlarının mezarını açarak onun kemiklerinden bir parça alırlar. Ayin için her şey hazırdır. Üç gün sonra kızı göndermeleri söylenerek ayin başar ve küçük kızları dünyaya geri döner.

 

Ancak küçük kızda bir tuhaflık vardır. Bu sebepten dolayı Arthur kızı erken göndermek için Patrick ve Louise’e baskı yapar. Ancak kızı vermek istemezler. Kaçmaya yeltenirler ancak Wake Wood’un dışına çıktıklarında kız ölmektedir. Bu sırada kız geceleri kasabayı dolaşarak insanları öldürmeye başlamıştır. Küçük kızla yine ailesinin başa çıkması gerekmektedir. Kız annesini tarafından etkisiz hale getirilir. Ancak o da toprak tarafından içeriye alınır. Bunun üzerine Patrick hamile olan karısını geri getirtmek için bir ayin daha yaptırır.

 

 

Film için Hayvan Mezarlığı‘nın bir başka versiyonu diyebiliriz. Giriş gelişme sonuç olarak aynı özellikleri taşıyor. Filmin bitişinde Patrick’in bakışı bu film burada bitmez niteliğinde. Bu sebepten dolayı filmin devamının gelme ihtimali var. Filmi atmosfer, oyunculuk, çekimler açısından çok fazla özellikli ve başarılı bulduğumu söyleyemeyeceğim. Korkutmayan, korkutmadığı ile de kalmayıp filmin psikolojisine izleyiciyi sokamayan bir film. İzlemek şart değil.

 

Yönetmen: David Keating

 

Senaryo: David KeatingBrendan McCarthy

 

Oyuncular:

Aidan Gillen
Patrick
Eva Birthistle
Louise
Timothy Spall
Arthur
Ella Connolly
Alice
Ruth McCabe
Peggy O’Shea
Brian Gleeson
Martin O’Shea

 

Linkler:

http://www.imdb.com/title/tt1296899/

 

Lemony Snicket’s A Series Of Unfortunate Events / Talihsiz Serüvenler Dizisi

Lemony Snicket takma adını kullanan yazar Daniel Handler tarafından yazılıp Brett Helquist tarafından resimlendirilen bir roman uyarlaması olan A Series Of Unfortunate Events beyaz perde de 2004 yılında Brad Silberling yönetmeliğinde can bulmuş. Film her ne kadar adını çok duyurmuş olmasa bile oyuncu kadrosu pek bir geniş… Film zaten onlar için bile izlenilebilir.

Film serinin ilk üç kitabını kapsamakta. Film oldukça eğlenceli ve izlenebilirken, devamının gelmemesi hayal kırıcı. Sanıyorum bunun sebebi gişede başarısız oluşu. Jim Carrey‘nin oyunculuğu filmi götüren tam bir lokomotif, ancak a’dan z’de diğer oyuncuları da unutmamak lazım.

Klaus, Violet, Sunny iç kardeştir. Her birinin ayrı bir özelliği vardır. Violet küçük bir dahi, Klaus tüm kitapları okumuş bitirmiş biri, en küçükleri olan Sunny ise güçlü dişlere sahip, küçük bir afacan. Bu üç kardeş yetim kalır ve evleri yanar. Çok uzak akrabaları olan Kont Olaf bin bir dalavere ile mirasa konmak için bu üç yetimi evine alır.

Ancak Kont Olaf bu üç çocuğa çok kötü davranmaktadır. Yetimler Kont Olaf’tan, kurtulur ve diğer akrabalarının yanına giderler. Ancak hiç tanımadığı akrabaları ile tanışırken bir gizemin ardından da sürüklenirler. Anne ve babalarının bilmedikleri yönlerini öğrenmeye başlarlar.

Yetimler, akrabalarını gezip bilinmeyenleri öğrenirken Kont Olaf’ta onların yakasını bırakmaz. Türlü maceraya atılmalarına sebep olur. Film oldukça eğlenceli. Filmi yıllar önce televizyonda izlemiştim geçtiğimiz gün elime geçince yine zevkle izledim. Zaten başta da dediğim gibi oyunculuklar yeterli, izlemek için.

Yönetmen: Brad Silberling

Senarist: Robert GordonDaniel Handler (kitaplar)

Oyuncular:

Cast overview, first billed only:
Jim Carrey
Count Olaf
Liam Aiken
Klaus
Emily Browning
Violet
Kara Hoffman
Sunny
Shelby Hoffman
Sunny
Jude Law
Lemony Snicket (ses)
Timothy Spall
Mr. Poe
Catherine O’Hara
Justice Strauss
Billy Connolly
Uncle Monty
Meryl Streep
Aunt Josephine

Linkler:

http://www.imdb.com/title/tt0339291/

http://www.unfortunateeventsmovie.com