The Apparition

2012 yapımı yönetmen koltuğunda Tod olduğu Korku filmi The Apparition. Filmin senaristi de aynı isim. Aslında konu olarak iyi bir film var karşımızda ama bunu yönetmenin sunuş şekli karışık ve oldukça klasik. Bu da filmi basit bir film olmaktan öteye götürmüyor. Buna ek olarak oyuncu performansları, kullanılan teknikler filmin iyi olmamasının başında geliyor.

Film el kamerası çekimleri ile başlıyor. Yine bir furyaya dahil film gibi görünürken anlaşılmaz bir sahne sonrasında bildiğimiz açılara geçiyoruz. Bu görüntüler esnasında bilimsel olarak ruh çağıran bir grup genci izliyoruz. Çağırdıklarında ruh gelir ancak onu geri gönderemezler. Aslında çağrılarına gelen de sıradan bir ruh değil, dünyaya geçmeye çabalayan bir iblistir. Bu seans esnasında, seansa katılan kızlardan biri de bu güç tarafından diğer dünyaya çekilir ve kaybolur.

Girişte bir kaç dakikalık aksiyon bu şekilde geçtikten sonra, sonrasında sıradan ve sıkıcı sahnelerle karşı karşıya kalıyoruz. Şehirden uzak bir eve yeni çiftimiz taşınırlar. Ev esas kızımız Kelly’nin abisinindir. Eve yerleştikten bir süre sonra evde garip şeyler olmaya başlar. Kapılar kendiliğinden açılır, sesler duyulur, bazı bölgeler ise küflenmeye başlar. Film sıradan perili ev muhabbetine başlamışken bizde yapılan ayinlerin bu evde olduğunu düşünmeye başlarız. Ancak öyle değildir. Kelly’nin sevgilisi Ben filmin başındaki ruh çağırma seansına katılanlardan biridir. Yaşanan olaylardan sonra her şeye çarşaf çekmiş ve yeni bir hayata başlamıştır ama çağırdıkları şey peşlerini bırakmaz.

Kelly’nin ise bu durumdan haberi olmaz, tesadüfen o seansın videolarını izler ve durumun farkına varır. Ben durumu Kelly’e izah eder ve bu iblisten kurtulmanın yolunu ararlar. Onlara yardım edebilecek tek kişi ise, Ben’i sürekli arayan ve Ben’in aramalarına cevap vermediği, seansı yöneten Patrick’dir. Patrick ile birlikte evde bir seans daha düzenlerler, iblisi kovduklarını sanırlar ama yanılırlar. Bu dakikadan sonra da Kelly ve Ben, iblisten kurtulmanın yolunu ararlar.

Film korkutmayan sıradan klasik bir film. İblisin dünyaya geçmek istemesi, küfü kullanması gibi düşünceler iyi ancak bunları lanse etmesi olmamış. Balta belirttiğim gibi kurgu ve oyunculuklarda iyi değil. Güzel bir kız koyalım olayı kurtarsın edasında, korkutmayan, germeyen bir film The Apparition. Daha iyi filmler bulabilirsiniz izleyecek.

Yönetmen – Senaryo: Todd Lincoln

Oyuncular:

Ashley Greene
Kelly
Sebastian Stan
Ben
Tom Felton
Patrick
Julianna Guill
Lydia
Luke Pasqualino
Greg
Rick Gomez
Mike

Linkler:

http://www.imdb.com/title/tt1433822/

http://theapparition.warnerbros.com/dvd/

Harry Potter and the Deathly Hallows / Harry Potter Ve Ölüm Yadigarları

Ben filmi bir yada ikinci bölüm diye ayırmayacağım. Sonuçta hepsi, Harry Potter and the Deathly Hallows. Bence hiç filmi bölmeselerde olurmuş. İlk film 2 saat 26 dakika, ikinci film ise 2 saat 10 dakika. İki filmin toplamından 3 saat 10 dakikalık tek bir filmi (hatta daha da kısasını) rahatlıkla yapabilirlermiş bence. Ama gişeyi bir anca bitirmemek lazım değil mi?

Ben Harry Potter hayranı değilim, kitaplarını da bilmem nedense filmleri de bana pek cazip gelmemiştir. Ancak buna rağmen her bölümü izledim. İzledim ama sorsanız ne kadar hatırlıyorum o da ayrı bir mesele. Potter serisinden tek aklımda kalan film “Melez Prens”. Hafta sonu “Ölüm Yadigarları”nı izlememe rağmen üç gün içerisinde izlediğim aklımdan çıkmış. Bu da demek oluyor ki koy efendim benim açımdan en başarılı Potter filmi Melez Prensti. Bu arada ilk filmi BR olarak ikinci filmi ise Imax 3D olarak izlediğimi belirtmem lazım ki bu konuya da değineceğim.

İlk filme bir göz atacak olursak, film için yer yer sıkıldığımı söyleyebilirim. Harry, Ron ve Hermione, Voldemort’un ölümsüzlüğüne neden olan Hortkuluklar’ın izini sürerek onları yok etmeye çalışırlar. Bu sıradan bir hikayeden başka bir şey değildir. Burada film bize bir süpriz de sunmadı. Hortkulukları gittiler yok ettiler. Sanki oldu da bitti gibi bir filmi. Bir fantastik filmden beklenen aksiyonu bünyesinde barındırmıyordu. Tabi illa fantastik film diye aksiyon olması da gerekmiyor filmde ancak Harry Potter serisi başından sonuna kadar bizi bu şekilde yönlendiriyor.

Velhasıl kelam bu üç arkadaş, öğretmenlerinin yönlendirmeleri ile tek başına yola koyulup bu Hortlukların dolayısıyla Valdemort’un peşine düşüyorlar. Tabi yanlarında Dumbledore’un koruması olmadan.Bu arada Valdemort tüm büyücülük dünyasını ele geçirmiştir. Bütün bakanlıkları, adım atılan her yeri kontrolü altına almıştır. Valdemort herkese Harry Potter’i yakalaması için salık verir ancak onuda bir türlü yakalayamazlar.

Tabi bu da ayrı bir muamma. Hortluklar, Valdemar için bu kadar önemliyken Harry ile beyinsel iletişimdeyken, Hortlukları tam anlamıyla korumaması ve Harry’i bulamamış olması bana pek anlamsız geldi. Bir yerde bur hortluklara ulaşılması ve yok edilmesi de çok basitti. Harry bu hortlukları ararken birde unutulmuş eski bir efsaneyi öğreniyor. Ölüm Yadigarları efsanesi. Anlıyoruz ki Valdemar bu esfanedeki şeylerin peşindedir.

İkinci film de aynı şekilde ilerliyor. Pek farkı yok yani ilkinden. İkinci filmi ilkinden ayıran tek özellik aksiyon sahnelerinin daha fazla olması. Burada ne var, Harry, Ron ve Hermione, ilk filmde kaldıkları yerden hortlukların peşindedirler. her birini yok ederler ve bir tek Valdemar’ın yanındaki yılan kalır. Tabi bu arada Valdemarın okula saldırma sahnesi burada yaşanan savaş iki filminde en güzel kareleri. Ancak bence bu savaş sahneleri çok yetersiz.

Ben öyle asalardan çıkan ışıklarla aksiyon vurma kırma olacağı olayını pek hazmedemiyorum. Nedense bu bana biraz anlamsız geliyor. Evet büyücü, büyü olayları elbette benim sevdiğim şeyler ama nedense zihnimde uzat sopayı çıksın ışık ölsün adam mevzusunu benimseyemedim. Bütün bir serinin iki azılı düşmanı Valdemar ve Harry’nın asalarından çıkan ışıklarla birbirlerini yok etmesi de bana biraz final için anlamsız geldi. Sonuçta bir yerde Karanlıklar Lordu bir yerde Harry var. Tabi bunu asanın ona ait olmaması, Valdemar’ın bir parçasının Harry’nin içinde olması ile açıklamaya çalışmışlar ama ben çok tatmin olmadım. Valdemar ile Harry’nin ilk kapışma sahnesi olan ormanda Valdemar Harry’i hallettikten sonra Harry’nin beyazlarla dolu bir istasyona gidip burada Dumbledore ile muhabbetinden sonra geriye dönmesine pek anlayamadım sanırım orada bir şeyler kaçırdım.

Neyse sonuç olarak Harry, Valdemar’ı yok ediyor. Harry bu esnada Severus hakkındaki gerçekleri de öğreniyor. Her şey bittikten sonra ise biz filmde yıllar sonrasına gidiyoruz. Bizim elemanlar büyümüşler eşşek kadar çocukları olmuş onları da büyücülük okuluna eğitime gönderirken görüyoruz. Bu çok mu gerekliydi sordum kendi kendime. Hayır bence çok gerekli değildi. Olmaması daha iyi olurdu.

Sonuçta destansı diye lanse edilen final bölümünü izledik. Bana pek destansı gelmedi. Beni pek fazla içine çekip etkilediğini söyleyemeyeceğim. Filmde az da gözükse yine, Helena Bonham Carter‘ın oyunculuğu gözüme çarptı. Bu arada filmin yönetimi ile ilgili bir iki şey söylemekte fayda var. Yönetmen bazen filmin 3D çekildiğini unutmuş olsa gerek sürekli film boyunca sürekli olayları Harry’nin omzunun üstünden verdi. Tamam bunu normal bir filmde yapabilirsin ancak 3D’de hiçte güzel durmuyor. Harry’nin arkasından kamera ilerliyor, kamera Harry’e odaklanmış, ilerisi haliyle net gözükmüyor. Biz 3D’yi neden çekiyoruz? Olayın içinde izleyici var olsun diye değil mi? Benim omzum üzerinden bakan bir insan ilerisini bulanık mı görür peki? Belki de taktığım basit bir konu ama böyle dev bir prodüksiyonda, yönetmen sadece çekin, durun demiş gibi geldi bana… Melez Prensi o çekmemiş olsa daha fazla şey söylerdim aslında.

Seri sonu itibari ile izlenmesi gereken bir film. Ancak serinin en iyi filmi değil. Ben Melez Prensi en iyi seri filmi olarak görüyorum. Birde ilk Imax 3D deneyimimdi bu ve oldukça başarılıydı. Imax, Real D’den daha iyi gibi.

Yönetmen: David Yates

Senarist: Steve KlovesJ.K. Rowling (kitap)

Oyuncular:

Daniel Radcliffe
Harry Potter
Rupert Grint
Ron Weasley
Emma Watson
Hermione Granger
Ralph Fiennes
Lord Voldemort
Alan Rickman
Professor Severus Snape
Matthew Lewis
Neville Longbottom
Tom Felton
Draco Malfoy

Linkler:

http://www.imdb.com/title/tt0926084/

http://www.imdb.com/title/tt1201607/

http://harrypotter.warnerbros.com/harrypotterandthedeathlyhallows/mainsite/index.html