Celal Tan ve Ailesinin Aşırı Acıklı Hikayesi

Onur Ünlü‘nün 2011 yılında çektiği benimse televizyonda parça parça izlediğim filmi Celal Tan ve Ailesinin Aşırı Acıklı Hikayesi filmini geçen günlerde oturup baştan sona izledim. Türkiye’de kara mizah yapan yegane insanlardan olan Onur Ünlü’nün bu filmi artık klasikleri arasında girmiş. Kendisinden daha çok film bekliyoruz ama sinemada ya da festivalde izlenemeyen filmler için de filmlerin DVD’lerinin bir an önce çıkmasını istiyoruz. Bu kadar temenniden sonra gelelim filmimize.

Filmde şu şöyleydi bu böyleydi demek biraz zor. Kendi kalıbında absürt bir film olan Celal Tan ve Ailesinin Aşırı Acıklı Hikayesi için şurası da şöyle olsaymış demek biraz zor. Ancak film gerek göndermeleri gerekse hikayenin altında yatan mana oldukça derin. Continue reading “Celal Tan ve Ailesinin Aşırı Acıklı Hikayesi”

Musallat 2: Lanet

İlk filmden mest kaldığımı şuradaki yazımda yazmıştım. Ancak ikinci film bazı konularda ilk filmin üstüne çıksa da ilk filmin verdiği zevki vermiyor. Aslında filmden çok şey beklemediğimi söylemem lazım. İlk filmde tam anlamıyla bir Musallat ekrana gelirken, ikinci film geçmişe dair bir büyüyü konu alıyor.

Filmi izleme sebeplerimden biri de baş rolünde Türkü Turan‘on rol alması. Kendisinin nasıl bir oyuncu olduğunu biliyoruz, ancak bu filmde bana beklediğimi vermedi. Bir korku filmi için kendisinin iyi bir seçim olduğunu gördük ancak karakter ile ilgili sanıyorum bazı problemler vardı. Karakter gizemli bir karakterdi ve bunu Türkü Turan iyi yansıtmıştı. Ancak karakterin gizemi o kadar fazlaydı ki bize beklediğimizi vermiyordu.

Karakterlerden bahsetmişken, Elif’in sosyetik sayılabilecek aile ve çevresi dışında diğer oyunculukları başarılı buldum. Elif karakterleri gibi sanki aile ve çevresi de zorlama gibi geldi bana. Tabi filmin en iyi performansı, Ümmü karakterini canlandıran Tülay Bursa‘nın sergilemiş olduğu performanstı.

Hikaye fena bir hikaye değildi. Ancak o kadar yavaş ilerliyordu ki zaman zaman sıkıyordu. Bir yere kadar olan biten çok iyi gizlenmişti. Biz bu konularda elimizi neden korkak alıştırıyoruz bilmiyorum. Film bir yerden sonra cinin çocuğuna döndüğünde hikaye sertleşmeyi kaldırabilecekken, oldukça yumuşak ve yavaş ilerliyor. Bu da izleme zevkini köreltiyor. Yönetmen farklı bir şey denemeye çalışmış keşke biraz daha abartıp gore’a çekseydi bence çok farklı ve güzel bir yapım olurdu.

Filmin bir çok sorunu senaryodan kaynaklanıyordu. Korku filmlerimizde karakterlerimiz ne zaman felsefe yapmayı bırakacak merak ediyorum. Gereksiz laf kalabalığı insanı sıkmaktan öteye gitmiyordu. Elif ve arkadaşının yaptığı bu felsefi ayrılık muhabbetleri akabinde alakasız gelen Elif’in rüyası hikaye adaptasyonunda problem yaşattı. Karakterler derinliksizdi. Kimin ne olduğu ne yaptığı belli değildi. Karakterler var ama hiç biri hakkında bir açıklama yok. Elif’n babasının doktor olduğunu sonradan öğreniyoruz ancak karakterde doktorlukla ilgili bir esinti yoktu.

Hikaye oldukça düzdü. Mantık hataları oldukça fazlaydı. Elif’in yumurtayı düşürme sahnesi, eve giren ailenin saçma saçma eve bakınması can sıkıcıydı. Aslında filmin şehir ortamında geçen bölümlerinin tamamı için aynı şeyi söyleyebilirim. Bir de asıl merak ettiğim ifrit 27 sene sonra enden icraata geçtiğiydi. Bence filmin en çok alık kurcalayan sorusu ve cevaplanmayan kısmı buydu. Filmin şehir ayağı ne kadar sıkıcı ve sorunlu ise, köy ayağı da bir o kadar aksiyon dolu ve oyunculuk bakımından o kadar iyiydi. Ancak tüm bunlar ilk filmin hissiyatını ve güzelliğini vermiyordu.

Film belki Musallat olarak girmeseydi vizyona kendi içinde iyi diyebilecektik. Ancak Musallat 2 yazılması otomatik olarak kıyaslamaya sokuyor izleyiciyi ve bu filmde kıyaslamada sınıfta kalıyor. Filmin kendi içindeki çelişkileri buna sebep. Karakter derinsizliğinden bahsettik ancak verilen tüyolar da yetersiz. Dayandırılan nedenler de oldukça sıradan. Buna Elif’in karanlık resimler çizmesine psikolojik destek aldığının bağlanması gibi. Bunun gibi bir çok sahne mevcut. Araya sıkıştırılmış sevgili,onunla yapılan muhasebeci muhabbeti de cabası.

Bu gibi noktaları saymakla bitmez. Keşke yönetmen biraz daha sert davransaydı. Sıradan kötü denebilecek bir film çıkacaksa ortaya farklı bir kötü film çıksaydı daha iyi olurdu diye düşünüyorum. Türk korku sineması hatırına izlene bilecek bir film Korkmayacaksınız ama gece izleyin daha iyi derim.

Yönetmen – Senaryo: Alper Mestçi

Oyuncular:

Tülay Bursa
Ummü
Zeliha Güney
Ozlem
Selim Gürata
Turan
Sinem Ocalir
Hacer
Basay Okay
Hatice
Koray Sahinbas
Ibrahim
Türkü Turan
Elif

Linkler:

http://www.imdb.com/title/tt2114440/

Kosmos

Öncelikle bir sanat şaheresinden nasıl bahsedilir bunun dersini almam lazım film hakkında yorumları yapabilmek için. Öyle ki Reha Erdem’in diğer filmlerinden ayrı düşen düşmesine rağmen bence en iyi filmi olan bir film Kosmos. Yapılması gereken bu görsel şöleni kesinlikle izlemek.

Zaten son dönem sanatsal Türk Sinemesında görselliğin tavan yaptığını biliyoruz. İşte bu tavanlardan biri de Kosmos. Evet görüntü tavan yapıyor ama hikayede diyaloglarda bir eksiklik oluyor ancak Kosmosta böyle bir şey yok. Dikkatimi en çok çeken birden giren ve kesilen müzikler ama hiçte önemli değil… Hikaye oyunculuk ve kurgu mükemmel… Sermet Yesil oyunculuk nedir göstermiş bize. Karakter seçimlerini es geçmemek lazım…

Görsel bir şölen dedik. Bu filmde Kars’ın bir kasabasının kullanılması ve bu kadar iyi bizi bizden olanı anlatılması taktir edilecek bir şey.

Film hakkında özlü bir yazı yazmak için aslında filmi tekrar izlemek lazım. Konu olarak biraz Stephen King’in Green Mile’ına benzetsem de bir noktada hikaye komple ayrılıyor. Film balından sonuna kadar iyi insan kötü insan kısaca ideal insanı arıyor.. Bu arada Kosmos nedir, kimdir sorusu verilen bir lütuf mudur, yoksa eziyet mi akıla takılan sorular arasında… İki aşığın (aşık diyorum tesfir edecek başka bir şey bulamadım) birlikte anlaştıkları bağrıştıkları sahne kesinlikle akıllardan silinmeyecek sahneler arasında… Yani aylar yıllar sonra akılda kalacak yegane sahnelerden olacak…

Filmin felsefesine ya da geniş hikayesine bir kez daha izledikten sonra yer vermek isterim.. Yani atıp tutmak istemem. Ancak bir sinema filmi olarak eksiksiz bir film…Ama kesinlikle izlenmesi gereken filmler arasında…

Yazan Yöneten: Reha Erdem

Oyuncular:


Türkü Turan Neptün

Saygin Soysal Imza Karsiti Genç

Nadir Saribacak 3. Köylü

Sermet Yesil Kosmos

Serkan Keskin Kahveci

Hakan Altuntas Yahya

Sencer Sagdiç Tahir

Asil Buyukozcelik 2. Koylu

Suat Oktay Senocak 1. Koylu

Murat Deniz 4. Koylu

Akin Anli Ilhan

Cüneyt Yalaz Yüzbasi

Korel Kubilay Baldiz

Linkler:

http://www.kosmos.com.tr/

http://www.imdb.com/title/tt1371574/

http://www.sinemalar.com/film/48671/Kosmos/