Nebraska

Altı dalda Oscar adayı olan film törenden eli boş dönenler arasında. Zaten şöyle bir baktığımda film pek Oscar standardında değil. Zaten tutupta herkesin izleyeceği bir filmde değil. Öyle kötü olduğunda değil film tam bir Bağımsız Film özelliklerini taşıyor olmasından.

Yönetmen ‘i The DescendantsAbout Schmidt gibi filmlerden tanıyoruz. Film güzel olmasına rağmen yönetmenin en iyi filmi diyemeyeceğim. Tamamen sıradan doğal bir film var karşımızda. Hikaye de oldukça sıradan. Ancak göndermeleri ve derinliği fazla. Filmi izlerken ailemizde ya da yakın çevremizde olanları gözlemliyormuş gibi hissediyoruz. Bunun sebebi filmin bunun üzerine endekslenmesi. Yani her bir karakter aslında etrafımızda gördüğümüz kişiler. Bu sebepten dolayı karakterlerin hiç birini yadırgamazken onlarla daha çabuk empati kuruyoruz. Continue reading “Nebraska”

The Watch

Nasıl bir filmle karşı karşıya olduğumu ben de bilmiyorum. Film be iyi ne kötü. Kendini izlettiriyor ancak ne veriyor diye sorarsanız ben pek bir şey alamadım. Sanki bana MIB’in birazcık absürd komedisiymiş gibi geldi. Tabi komedi biraz Amerika ile sınırlandırılmış. Öyle ki esprilerin çoğu Amerikalıların anlayacağı dilden. Klasik olarak sistem eleştirisi de yapılmış. Ama bunlar kıyıda köşede kalıyor.

Filmin yönetmeni Akiva Schaffer adında bir şahıs. Kendisini ilk defa duyduğumu söylemeliyim. Yaptığı işlere baktığımızda televizyon sektörüne ait bir çok şey görebiliyoruz. Bu filmde de aslında yapılan iş klasik. Filmin hikayesi ise oldukça basit. Boşluklar konu geçişlerindeki kopukluk çok fazla. Neyin neden olduğuna dair hiç bir bilgi verilmiyor. Sadece durum komedisi olarak düşünülmüş ama durumlar pek belirtilmemiş. Continue reading “The Watch”