The Innkeepers

Türkçe’ye Ruhlar Oteli olarak çevrilmiş, Ruhlar Oteli grubuna bir tanesini daha eklemiş film  The Innkeepers. Zaten bu konuya pek takıldığımı söyleyemeyeceğim zira filmi yapanlarda eski bir bina/otel bulduk haydi korku filmi çekelim tarzında davranmışlar. Film açılışı etkili bir şekilde yapsa da, bir yere varamayan hikaye izleyiciyi sıkmayı başarıyor.

Bir çok sahne gereksiz bir şekilde uzatılmış. Karakterlerin ana hikayelerine yer verilemezken, onlar hakkında açıklayıcı bilgiye de sahip değiliz. İnsan durdu durdu durdu son günümü buldu musibet diyebiliyoruz. Gerçi kaşınan bizim iki kahramanımız.

Filmin senaristi ve yönetmeni Ti West. Kendisinin filmlerine baktığımda çok ta başarılı işlere imza atmış olduğunu görmüyorum. Hepsi standart klasik korku filmleri kıvamında. Bu film aslında bildiğimiz korulardan farklı başlıyor. Yankee Pedlar Inn Oteli hafta sonu kapanacaktır. Bu sebepten dolayı sahibi tatile çıkmıştır. Otel yıkılarak yerine bir otopark yapılması düşünülmektedir. Son hafta için otelde Claire ve Luke adında iki personel çalışır.

Claire ve Luke başlarda sanki daha önceden bu otelde hiç bulunmamışlar imajı verirken  aslında sürekli burada çalıştıklarını görmemiz izleyici olarak bizi biraz sıkıyor. Her otelde olduğu gibi Yankee Pedlar Inn Otelinde de bir hayalet hikayesi kol gezmektedir. Bu otelde de intihar eden bir gelin vardır. Luke otel ile ilgili bir internet sitesi hazırlamıştır. Bu internet sitesi bir korku sitesidir ve otelde çektiği ses ve görüntüleri yayınlar. Ancak tam anlamıyla elle tutulur bir şeyde bulamamıştır.

Claire ve Luke dönüşümlü olarak resepsiyonda dururken, geceleride ses kayıt cihazı ile etrafta dolanırlar. Filmin yarısı bu şekilde garip diyaloglar ve sıkıcı sahnelerle geçer. Bir gece Claire kayıt cihazı ile etrafta dolanırken piyanonun çalındığı duyar. Sese doğru ilerler ancak piyanonun başında oturan yoktur. Paniklemiş bir şekilde Luke’un odasına doğru gider. Ancak Luke onu pek dinlemez. Bu arada gürültüye dışarı çıkan eski oyuncu şimdi ise paranormal olayları araştıran Leanne Rease-Jones ona yardımcı olur.

Leanne Rease-Jones, Claire bodruma inmemesini söyler, ancak Claire o andan sonra garip gerçek mi rüya mı olduğunu bilmediği şeyler görmeye başlar. Bu arada otele yaşlı bir adam gelmiş kapalı odalardan birini istemiştir. Odayı ona verirler. Akşam olduğunda ise Claire ve Luke yine hayalet aramaya çıkarlar ve bu kez bodruma inerler. Asıl filmin aksiyonu da bu dakikadan sonra başlar. Ölü gelinin ruhu onlara musallat olmuştur.

Filmin bazı bölümlerinde sahne devamlılığının olmadığı gözüme çarptı. Bir çok yerde gereksiz sahneler vardı. Filmde atılan her adım tahmin edilebilir nitelikteydi. Bu da zaten klişe olan korku sahnelerinin bünyede hiç bir etki yaratmamasıyla eş değerdi. Ben de az kişi ve diyalog üstünlüğü olan filmin gereceğini düşünmeye başlamıştım ki film çok çok klasik bir hal aldı. Bu arada, filmin diyaloglarının da sadece boşluklar dolsun diye olduğunu belirtmem lazım.

Her ne kadar kamera hareketleri korkutma sahneleri klasik olsa da görüntüleri beğendiğimi söylemeliyim. Oyunculuklar çok kötü değildi. Zaten film iyi bir oyunculuk gerektirecek bir senaryoya da sahip değildi. Hayalet gelinimiz ise oldukça basit ve klasik bir makyajla karşımıza çıkıyordu. Otel odasında intihar edenden tutun, oteldeki medyuma kadar hepsi bildiğimiz otel korkularında olan şeylerden ibaretti.

Özetlemek gerekirse, senaryo ve kurgu bakımından çok başarılı olduğunu söyleyemeyeceğim. Ne geriyor ne korkutuyor. Yani film amacı dışında sıkmak olayını başarılı bir şekilde gerçekleştiriyor. Meraklısıysanız izleyebilirsiniz. Ancak korkmak istiyorsanız yaklaşmayın derim.

Yönetmen – Senaryo: Ti West

Oyuncular:

Sara Paxton
Claire
Pat Healy
Luke
Alison Bartlett
Gayle
Jake Ryan
Çocuk
Kelly McGillis
Leanne Rease-Jones
Lena Dunham
Barista

Linkler:

http://www.imdb.com/title/tt1594562/

Comments

facebook'ta yorum yazın

fikrin nedir?

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.