You Are Here / Buradasınız

Festival sebebi ile varlığından haberdar olduğumuz deneysel kısa filmci Daniel Cockburn‘un ilk uzun metrajlı film denemesi You Are Here. Filmin konusu biraz karışık. Düz bir metin üzerinde anlatmak istediğini anlatmaktan kaçınmış yönetmen. Farklı olaylar ve farklı karakterleri gözümüzün önüne getirirken asıl sorguladığı ise insanlığın nasıl yönlendirildiği.

Farklı aynı amacı güden farklı konuları bir araya düzensiz şekilde serpiştirmiş. Bir kadın günün birinde yolda bir kaset bulur, kasedi dinlediğinde ona anlamsız gelen bu cümlelere anlam yükleyebilmek için, bir sonraki ipucunun, bilmecenin esiri olmuştur. Bu bu bulduğu kayıtla birilikte gözüne daha fazla şey çarpmaya başlamıştır. Her bir kaydı ayrı ayrı inceler ve bunları arşivler. Doğru sıralamayı yaptığında ona iletilmesi gereken mesajı alacaktır. Bu yönlendirmeler günden güne artarken kadın kendisinin şartlandırıldığını anlar. Ne kadar düzenli olursa olsun yaptığı şey aslında düzensizlikten başka bir şey değildir. Evi bulduğu materyaller sayesinde bir arşive dönerken kendi yaşamını da kısıtlamaya başlamıştır.

Filmde Alan karakterinin değişkenliği yaşadığımız dünyanın aslında herkese aynı şeyleri sunduğunu anlatmakta. Buna dünya demektense düzen demek daha etkili olur. Zaten bu durum ve şartlandırma, küçük kızın anlattığı, tek göz hikayesi ve de olmaması gereken yerde olan kapı bunlara büyük etken. Alan karakterinin sıradan yaşamında yaşadığı, sıradışılık onu özgürlüğün kollarında / kollarına gidermiş gibi gösterirken aslında kurgulanmış bir bilinçsizliğe doğru hareket etmektedir, hikayenin sonunda ise karşılaşacağımız kesin bir düşüştür.

Filmde en etkili ve akılda kalıcı hikaye yukarıda da biraz bahsettiğim gibi çocuğun anlattığı hikayedir. Bu hikaye filmin özetini oluştururken, diğer etkenler yönlendiricileri anlatmaya çalışmış. Hatırladığım kadarıyla ise hikaye şöyle; Bir çocuk günün birinde daha fazla gördüğünü fark eder. O diğerlerinden farklıdır. Kendini odasına kapatır ve çalışmaya başlar. Farklı olduğu için de kimse onunla oynamaz. Odasına kapandığında ise oyunu kendi başına oynar. Aradan yıllar geçip büyüdüğünde ise, insanlara bir oyun hazırlar onların bilmediği. Bir göz yapar kendi gözleri gibi çok iyi gören. Hatta bu kendi gözünden daha da iyidir. Bir gözünü çıkarır ve bu yaptığı gözü takar. Eskisinden daha iyi görmektedir. Tabi bu buluş insanlar tarafından, çok beğenilir. Karakterimiz, taktir edilir. Gözü olmayanlarda kullanılır sonuç mükemmeldir. Hatta o kadar mükemmeldir ki gözleri olanlar bile kendi gözlerini söktürüp bu biyonik gözü kullanırlar. Ancak karakterimizin bir oyunu vardır insanlığa, asıl amaç budur. Bir gün bir trene biner. Tüm bu gözlerin kontrol edildiği sistemi sadece kendi gözüne yönlendirir. Artık bu biyonik gözü kullanan herkes, onun gördüklerini görmektedir. Sistemi ise bir şifre ile kilitlemiştir. Kimse ulaşamaz. Bu durum karşısında hükumet yetkilileri onu tutuklarlar ve hapse atarlar. Ancak şifreyi kimse bilmediği için bu gözü kullanan belli bir kesim de onun gördüklerini görecektir. Taki ölene kadar… Hatta öldükten sonra bile var olacaktır…

Bunu bir ideoloji ile bağdaştırabiliriz çok basit olarak. Hikayede de gördüğümüz gibi bir yönlendirme mevcut. Burada aslında birbirlerini ne kadar yönlendirmeye açık oldukları açıkça görülüyor. Filmin geneline baktığımızda bizi yönlendiren, aslında özgürlük sandığımız öğenin içince nasıl birileri yada bir şeyler tarafından bilinçsiz bir şekilde yönlendirildiğimizi başarı ile gözler önüne sermiş.

Tabi filmin akışı ve anlatım dili o kadar da filmi izlenebilir kılmıyor. Oturup evde izlenecek bir film değil. Oyunculuklar filmin bulmacalı anlatımı içerisinde eriyip gidiyor. Oyuncuk anlamında en büyük pay kendi üzerinde deney yapan profesör karakterine ait. Burada da insanın bilinçsizce, bilgilendirildiğini (sandığını) görüyoruz. Film aslında genel hatları ile anlatılacak bir film değil. Her bir karesi ayrıntılı bir şekilde yorumlanacak zor bir film. Tam anlamıyla bir festival filmi…

Yönetmen – Senarist: Daniel Cockburn

Oyuncular:

Tracy Wright
Arşivci
Shannon Beckner
Verna
Richard Clarkin
Hal
Jenni Burke
Sharon
Robert Kennedy
Bob
R.D. Reid
Dr. Eisenberg
Emily Davidson-Niedoba
Alan – Tracksuit

Linkler:

http://www.imdb.com/title/tt1288411/

http://film.iksv.org/tr/film/164

fikrin nedir?

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

Back to Top
%d blogcu bunu beğendi: