Etiket arşivi: Şahin Irmak

Entelköy Efeköy’e Karşı

Dondurmam Gaymak ile aklımıza yer eden yönetmen, oyuncu, senarist Yüksel Aksu‘nun son filmi Entelköy Efeköy’e Karşı. Filmin ismini ilk duyduğumda saçma sapan bir komedi filminin daha geldiğini düşündüğümden dolayı filmi izlemek hususunda biraz çekinceli davrandım. Ancak yönetmeni, oyuncuları az da olsun konusuna göz atınca filmin izlenmesi gerektiğini düşünmeye başladım ve nitekim şu anda yazma fırsatı geçti elime.

Film 23. Ankara Uluslararası Film Festivalinde En İyi Film, En İyi Yönetmen, En İyi Senaryo, Umut Veren Kadın Oyuncu dallarında ödül almış. Tabi bu tüm bu ödülleri haklı buluyorum. Filmin en büyük artısı çok doğal olması. Belki ana karakterler, gerçekten oynuyorlar ama yan karakterlerin oynama eylemini pek gerçekleştirdiğini söyleyemeyeceğim. Hepsi oldukça doğaldı.

Çevre aktivisti olarak izlediğimiz Entelköylüler’de rolden çok zaten olması gereken bir şeyi savunuyor gibilerdi. Köylüler ise zaten kendileriydiler. Pek fazla rol yapmalarına gerek kalmadı. Tabi bazı sahnelerde oyunculuklar sırıtmıyor değildi ancak her şeyin karma karışık ve doğal olduğu bir filmde bunlar göze batmıyordu. Filmin dramı da, komedisi de diyalogları da yerindeydi. Küfürlerin çoğunluğu bazı bünyeleri rahatsız edebilir ancak kesinlikle abartı olduğunu düşünmüyorum.

Filmin bir diğer özelliği ise hatırladığım kadarıya ilk çevre ve aktivist filmi. Filmin tüm verdiği mesajlar, tüm eleştiriler abartısız. Görüyoruz ki yönetmen / senarist, böyle bir termik santral protestosunu çok iyi takip ederek ekrana başarılı bir şekilde taşımış.

Filmin kısaca özeti ise şöyle: Bir grup entel okumuş, ekolojik aktivist, küçük bir Ege köyünde yaşamaya başlar ve köylüden yüksek para vererek topraklarını alırlar. Bu duruma, eskilerinin bu kişiler tarafından para ile satın alınmasına sevinen köylüler de hallerinden memnundur.

Günün birinde köyde termik santral kurulması ile ilgili devlet lobi çalışmaları başlatır. Köylüler para kazanacaklar diye bu işe sıcak bakarlar ancak önlerinde bir mani vardır. O da topraklarının bir kısımını sattıkları Entelköylüler. İki köy arasında didişme başlar. Ve bize de eğlencelik, sorgulatan, bilinçlendiren bir eğlencelik çıkar.

Film oldukça basit, herkesin anlayabileceği bir biçimde derdini anlatmış. Bir filmden çok, arkadaş arasında çekilip montajlanmış görüntüler bütünlüğü edası var. Kesinlikle izlenmesini tavsiye ederim.

Yönetmen – Senaryo: Yüksel Aksu

Oyuncular:

Ayşe Bosse
Katrin
Şahin Irmak
Muhtar Ali
Emin Gürsoy
Asiri Mustafa
Claudia Roth
Ayla Arslancan
Kocana
Turan Özdemir

Linkler:

http://www.entelkoy.com/

http://www.imdb.com/title/tt1886531/

Kutsal Damacana 3: Dracoola

Bu filmin hangi mantıkla çekilmiş olduğunu bir türlü anlayamadım. Sanıyorum film sektöründe çok fazla para var ve dağıtacak yer arıyorlar. Böyle bir filmin sinemalarda vizyona girme mantığıysa ayrı bir konu. Umut ediyorum ki yurt dışından gelen insanlar böyle bir filmi sinemada izlemek zorunda kalmamışlardır. Filmde ne mantıklı sahne var, ne mantıklı bir hikaye, ne de mantıklı senaryo. Sanki aklımıza geleni çekelim demişler almışlar kamerayı ellerine. Oyunculardan birinin konuşması yetmiş, diğerlerinin görüntüsü. Diyaloglar oldukça boş. Film sürekli kendi içinde çelişiyor. Şimdi biz bu filmi hangi mantıkla izleyeceğiz?

Günü doldurmak için mi? Zamanı geçirmek için mi? Zamanımız bu kadar kıymetsiz mi? Peki bu filme para verip sinemada izleyenlere ne diyelim? Şu filmin yapımcılarından, oyuncularına herhangi biri sinemaya gitmiş birinin karşısına hangi yüzle çıkar? Ancak, bu film bize şunu gösterdi. Efendim taşıma suyla değirmen dönmez. İnsan birilerinin itlemesi ile oyuncu olamıyor. Neyse daha fazla ileriye gitmeden filmin olmayan konusuna değineyim.

Akıncı Kara Fuat, padişah fermanı ile 600 yıl önce Transilvanya Valisi Vlad’ı yakalamış ve hapse atmıştır. Bu sırada Vlad’ın sevgilisi de akıncı Fuat’ın pençesinden kurtulamamıştır. Vlad Kara Fuat’a karşı oldukça kin beslemiştir. Vlad yıllarca hapiste kalır, çıktıktan sonra herkesi kazığa oturtarak öldürmüş ve kanlarını içmiştir. Bu şekilde bir cani olarak ün salmıştır. Vlad bu acımasızlığı sonucunda Tanrı’nın gazabına uğrar ve vampire dönüşür. Ancak Kara Fuat!a olan kini geçmemiştir.

Vlad yüzyıllarca Kara Fuat soyuna dayanan herkesi öldürür. Vlad İstanbul’da Kara Fuat soyunun son temsilcisi Sebahattin’i bulur. Sebahattin ise, yetim olarak yetiştiği konakta konak işlerini yapan hizmetli olarak çalışmaktadır. Üvey babası öldükten sonra konak satışa çıkmasına rağmen burada çalışmaya devam etmektedir. Sebahattin, burada Demet adında bir kıza aşıktır. Demet’te Vlad’ın eski sevgilisine çok benzemektedir. Transilvanyalı Vlad, hem intikam için hem de sevdiği kız için Sebahattin’i öldürmeye çalışır.

Senaryo, ışık, kamera, yönetim, oyunculuk kısacası her şeyi ile berbat bir film. Harcanan paraya yazık diyorum sadece. İki tokat ama, iki küfür ile komedi filmi oluyorsa, daha doğrusu bu film oluyorsa izleyin buyurun…

Yönetmen: Korhan Bozkurt

Senarist: Şenol Zencir

Oyuncular:

Credited cast:
Sinan Bengier
Tamer
Volkan Demirok
Volkan
Hüseyin Elmalipinar
Cevdet
Ceyhun Fersoy
Ertan
Ececan Gümeci
Kasika
Sahin Irmak
Dracula
Ersin Korkut
Sebahattin
Burhan Turk
Fatih Sultan Mehmet
Ozge Ulusoy
Demet

Linkler:

http://www.imdb.com/title/tt1754029/

http://www.kutsaldamacanadracoola.com

Çok Filim Hareketler Bunlar

Artık şüphesiz BKM’nin bu işi para için yaptığına inanır oldum. Zaten uzun zamandır yapımlarını izlemiyordum (desem külliyen yalan şimdi hatırladım Eyvah Eyvah’ta bkm’nindi.). Zaman geçirmek için ien yakın seanstaki filmi seçtim ve girdim içeriye. Malumunuz üzre film de Çok Filim Hareketler Bunlardı. Öncelikle belirtmeliyim ki hiç film hareketler değildi. Zaten ben televizyon programlarını da pek izlemiyorum ama rastladığım bir kaç skeç ile kıyasladığımda televizyondakiler daha iyiydi. Evet sinemanın bütün imkanlarını kullanmışlar ama sinemada gösterilecek kalitede bir yapım olmamış…

Film 9 skeçten oluşuyor aslında içlerinde en sevdiğim olarak,olmayan filmin fragmanını diyebilirim. Onun haricinde dikkatimi çeken bir şey olmadı. Film genel olarak tatili anlatmakta. Tatile çıkanlar, çıkamayanlar, başlarına gelenler, olanlar bitenler anlatılmakta. Hani her şeye biraz değindirelim demişler. Evet yapılmış ama her biride yarım yamalak olmuş.

Tabi hikayelerin tamamına değinmeyeceğim. Seaonun e kötü filmlerinden yani gidip zaman harcamaya gerek yok. Daha çabuk ünlü olalım, daha iyi kazanalım adımız sanımız daha çok duyulsun diye yapılmış bir film. A sette onlar çekimler esnasında çok eğlenmişlerdir bunun için bir şey diyemem ama perde önündekileri eğlendiremiyorlar. Zaten yakın zamanda televizyon ekranlarına düşeceğini düşündüğüm için sinemaya gitmeye gerek bile yok…

Bu arada itiraf etmek lazım ki filmden beklediğim kızımlardan biri de Zeynep Koçak’ın skaç bölümüydü. Ayrı bir güzel gözüktü gözüme nedendir bilinmez…

Yönetmen: Ozan Açıktan

Senaryo :Büşra PekinOğuzhan KoçŞahin IrmakMurat EkenEser YenenlerBülent Emrah ParlakMetin YıldızZeynep Koçakibrahim Büyükak

Linkler:

http://www.cokguzelhareketlerbunlar.com/blog/

www.sinemalar.com/film/63139/Cok-Filim-Hareketler-Bunlar/