Etiket arşivi: Luc Besson

buralarda yokken izlediklerim

Çok film izliyorum sanırım değineceğim / anlatacağım. Kısa kısa üstlerinde geçmeye başlayalım o zaman.

Enter The Warriors Gate (2016)

Enter the Warriors GateBöyle kafa yormayacak zaman öldürecek bir film arayayım dedim. Zaman bende bol o zaman öldürmek lazım değil mi? Ne zaman dedim üç cümle içinde. Enter The Warriors Gate bu durumu iyi karşıladı. Fantastik ergen filmi diye özetleyeyim. İyi kalpli ama birazcık ezik bir lise öğrencisi yarı zamanlı çalıştığı Uzak Doğu antika dükkanından sahibinin armağan ettiği büyük bir vazoyu getirir. Derken bu vazonun içinden bir gün bir kız çıkar akabinde aksiyon başlar. Genç bu kovanın içinden geçerek zamanda atlar ve eski in dönemine prensesi kurtarmaya gider.

Teknik açıdan film oldukça basit.Hikaye oldukça klişe ve yenilik sunmuyor. Aksiyon sahneleri yeni bir şey vermemiş. Ama kafa yormuyor izletiyor kendini. Amaçta bu zaten. ** https://www.imdb.com/title/tt4652532/

Annihilation (2018)

annihilationAnnihilation Netflix’in son dönem baya bir reklamını yaptığı öne çıkardığı filmi. Bunun en büyük sebeplerinden biri de bence filmde Natalie Portman olması. Onun ışında bence filmin bir albenisi yok. Lena, zamanda orduda çalışmış bir bilim insanıdır. Yine bir asker olan ve gizli görev için ayrılan kocası yıllar sonra geri gelir. O zamana kadar Lena onun öldüğüne inanmaktadır. Adam gelir ama kısa süre sonra fenalaşır ve hastaneye kaldırılır. Bu sırada devlet olaya el koyar. Lena kocasının bu durumunu araştırmaya başlar ve bir bölgede bilinmeyen bir sisin olduğunu öğrenir. Gönüllü olarak bu sisi incelemeye gider. Yanında yine kadınlardan oluşan bir ekiple sise girer. Siste yaşanan garip olayları çözmeye çalışıp bu işin kaynağına girerken hayatta kalmaya çalışırlar.

Film fikir olarak iyi aslında. Ancak hikaye, senaryo ve bununla birlikte kurguda çok fazla açık var. Yani iyi bir fikir aceleye gelip çöpe atılmış. Oyunculuklar iyi diyemeyeceğim. Natalie bile düz bir oyunculuk çıkarmış. Bunun sebeplerinden birisi karakter yoğunluklarının olmaması. Her biri düz bir şekilde ele alınmış. Bilim kurgu ve yaratılan atmosferin ayrıntıları yerine karakter psikolojilerine eğilmeye çalışılmış ne gerek varsa ama o da olmamış. İzlenebilir ama ortalama bir film. *** https://www.imdb.com/title/tt2798920/

Insidious: The Last Key (2018)

Insidious: The Last KeyEn sevdiğim serilerden biri Insidious serisi. Gerçi son bölümlerle birlikte biraz gerçekliğini ve standardını bozu ama yine de izlenebilir. Bu film içinse oldukça sıradan bir film diyebilirim. Yani serinin en kötü filmi. Ne gerek vardı bilmiyorum. Yine de koku filmi isteyen bünyeler için dönemi gereği çekilenler içinde en iyilerden. Sormayın artık korku filmi de kalmadı adam gibi. Mumla arayacağız artık.

Elise bu kez geçmişine Meksika’ya doğduğu eve dönüyor. Burada yıllardır görmediği kardeşinin kızları ile karşılaşıyor ve geçmişten gelen ve musallat olan kötülüğü yenmeye çalışıyor. Bu sırada bir sonraki bölüm için karakterler çıkmış durumda. Artık Elise ölse bile film devam edebilir mesajları vardı filmde. Seri hatırına izlenir. Belirttiğim gibi, yavaş yavaş dozu düşüyor filmin. *** https://www.imdb.com/title/tt5726086/

Camera Obscura (2017)

camera obscura

Her ne kadar IMBD puanı çok yüksel olmasa da bana çok değişik gelen bir film. Gerçi değişik dedim ama buna yakın konuların odluğu film izledim. Hatta benim bile fi tarihinden kalan hikayemde var. Yok aslında ortak yön hep fotoğraf. Şimdi filmi anlatmadan önce olmamış tarafını söyleyeyim filmin. Karakter bence oturmamış tam. İşin psikolojik tarafını kaldıramamış yada yönetmen bu aslında filmin ana direğini tam olarak ayakta tutamamış. Hal böyleyken film işleyiş de ağır olunca yer yer sıkıyor.

Jack Zeller eski bir savaş fotoğrafçısıdır. BU durum onu etkilemiş işi bırakmış, psikolojisi bozulmuştur. O günden beri de fotoğrafçılığı bırakmıştır. Kendisini toplar toplamaz eşi ona hediye eski bir makine alır ve onu asıl mesleğini yapmaya ikna eder. Öyle ki jack diğer mesleklerde pek mutlu olamamıştır. Jack bu eski makineyla yavaş yavaş fotoğraflar çekmeye başlar. Bu fotoğrafları bastırdığında ise fotoğraflarında öldürülmüş insanlar görür ve fotoğraf tarihleri ileri dönüktür. Jack o tarihte fotoğrafı çektiği yere gider ve gerçekten bu cesetleri görür. Bakarken fotoğraflardan birinde karısını fark eder ve onu kurtarmaya başlar. Ancak Jack’ın dünyasında işler hiçte göründüğü gibi değildir. Bu gerçeklik sorunu yaşamaktadır. *** https://www.imdb.com/title/tt5651458/

This Beautiful Fantastic (2016)

this beautiful fantasticŞöyle bir gaza getirsin de okuyup yazayım diye film ararken This Beautiful Fantasticçıktı karşıma. İyi yorumlar da almış bende merakla oturup izlemeye başladım. Sonuç ne dersiniz? Evet, gaza gelemedim. Yani benim için filmde öyle gaza gelecek bir öğe yoktu ama masalımsı bir filmdi This Beautiful Fantastic. Masalsı diyorum tam masalda olamamış araya sıkışmış. Amelie gibi bir atmosfer oluşturulmaya çalışılmış, müzikler, renkler, çekimler ama bir kopyadan öteye geçmemiş. Buna rağmen film kendini izletiyor ve zamanın nasıl aktığını fark etmiyorsunuz.

Bella Brown çocukken ördekler tarafından kurtarılan bir kadındır. O günden sonra bir şekilde hayatta kalır ve bir kütüphanede raf düzenleme işine başlar. tabi asıl amacı yazar olmak bir kitap çıkarmaktır. Bella’nın düzen takıntısı vardır ve birde ağaç ve çiçekleri pek sevmez onlardan korkar. Ancak huysuz yaşlı komşusuyla atışında ev sahibi kuruyan bahçeye bakmıyor diye onu evden atmakla tehdit eder. Bu esnada hayatına dahil olan huysuz komşu onun dünyadaki bakış açısını değiştirir ve hayallerini gerçekleştirmeye başlar. *** https://www.imdb.com/title/tt4560008/

arada izlediklerim

Bir süredir bir şeyler izlemedim sanıyordunuz değil mi? Aksine bolca izledim. Bir de baktım ki bir hayli fazla olmuş. Bu sebepten dolayı sadece linkleri ve puanlarımı veriyorum. Bazılarına yorumda yapmış olabilirim.

Stasis 2017 ** Director:
 Nicole Jones-Dion

Smurfs: The Lost Village (2017) ** Director:
 Kelly Asbury

Srpski film (2010) **** Director:
 Srdjan Spasojevic İlginç bir deneme izlenmeli

Semur: Seytanin Kabilesi (2017) * Director:
 Gokhan Aksu

Sadako vs. Kayako (2016) ** Director: Kôji Shiraishi

Grave (2016) ***/* Director:
 Julia Ducournau Değişik bir film olmuş izlemeli

Power Rangers (2017) ** Director:
 Dean Israelite

Rise of the Planet of the Apes (2011) **** Director:
 Rupert Wyatt

Part-time Spy (2017) ** irector:
 Deok-Soo Kim

Okja (2017) ****/ Director:
 Joon-ho Bong Gayet keyifli izlenimi var ve izlenmesi gerekenler arasında

Mei ren yu (2016) ****/* Director:
 Stephen Chow Kesinlikle izlenmesi gereken bir film.

Loosideu deurim (2017) ***/* Director:
Kim Joon-Sung

One Day (2016) ****/  Director:
 Banjong Pisanthanakun Tayland sinemasının en iyi örneklerinden keyifli

Land of Smiles (2017) * Director: Bradley Stryker

Krrish (2006) **** Director:  Rakesh Roshan Üç film dördüncüsü de yolda keyifle izlenebilir.

Kalam (2016) *** /* Director: Robert Raaj

Kaabil (2017) **** Director:  Sanjay Gupta

Hot and Sweet 20016 ** Mini K-Drama Yuna için izlenilir.

Jo-jak-doen do-si (2017) ***/* Director: Kwang-Hyun Park

Dunkirk (2017) *** Director:
 Christopher Nolan

Deli Ask (2017) *** Directors:
 Murat DundarMurat Kaman

The Precipice Game (2016) *** Director: Zao Wang

Death Note – Desu nôto: Light Up the New World (2016) ** Director:  Shinsuke Sato

Dawn of the Planet of the Apes (2014) *** Director: Matt Reeves

The Dark Tower (2017) *** Director: Nikolaj Arcel

Cinayet-i Aşk (2017) * 

Cereyan (2017) ** Director:
 Mert Dikmen

National Treasure (2004) *** Director: Jon Turteltaub

National Treasure: Book of Secrets (2007) *** Director:  Jon Turteltaub

Bokeh (2017) *** Directors:
 Geoffrey OrthweinAndrew Sullivan

Bezm-i Ezel (2017) * Yönetmen:
Aykut Can Demirel

Azazil 2: Büyü (2016) ** Director:
 Mustafa Özen

Annabelle: Creation (2017) ***/* Director:
 David F. Sandberg

About Cherry (2012) ** Director:  Stephen Elliott

2:22 (2017) *** Director:  Paul Currie

xXx: Return of Xander Cage (2017) ** Director:  D.J. Caruso

Valerian and the City of a Thousand Planets (2017) ***/* Director: Luc Besson

Transformers: The Last Knight (2017) *** Director:  Michael Bay

The Recall (2017) ** Director: Mauro Borrelli

The Fault in Our Stars (2014) **** Director: Josh Boone

Pooreun Badaui Junsul (2017) K-Drama ***

Byuti insaideu (2015) ***/* Director: Jong-Yeol Baek

Take Me Home (2011) *** Director: Sam Jaeger

Batman v Superman: Dawn of Justice (2016) *** Director:  Zack Snyder

Dangal (2016) ****/** An itibari ile hala vizyondayken -ki Hint filmlerini vizyonda bulmak zor kesinlikle izlenmesi gereken bir film Dangal. Bas rolde Aamir Khan yine efsane. film kurgu oyunculuk kısacası her yönden başarılı. Kaçırmayın derim. Sİnemada izlemek ayrıcalık. Hem diğer filmlerden daha ucuz. 🙂 Director: Nitesh Tiwari

Lucy

Filmde Luc Besson adını görmek buna da ek olarak oyuncular içerisinde Scarlett JohanssonMorgan FreemanMin-sik Choi2i görmek açıkçası beni biraz daha heyecanlandırdı. Film klasik Luc Besson tarzında ilerliyor. ana kadın karakterinden tutun, aksiyon ve çekim teknikleri ile ben Besson filmiyim diye haykırıyor adeta. Zaten Besson filmlerinin akıcılığı, keyifliliği filmi izlemek için bir neden. Ancak filmde sıkıntılar mevcut mu? Evet, mevcut. Şimdi kısa kısa bunlara değineceğim. Okumaya devam et

Banlieue 13 – Ultimatum

Son dönemde kendisini sık sık hikaye ve senaryolarıyla vizyonda gördüğümüz ‘un bir başka senaryosu da Banlieue 13 – Ultimatum’a ait. Luc Besson’un senaryo geçmişine bakarsak bu filmde de diğer filmlerden pek bir fark göremiyoruz. Aksiyonu bol, hızlı hareketli ancak konu açısından kısır bir film var karşımızda diğer senaryolarında olduğu gibi. Ancak aksiyonun yerinde olması filmin izlenilebilirliğini ve tahammülünü arttırıyor.

Film öyle bir aksiyon ile başlıyor ki hikayeyi kestirmeniz neyin ne olduğunu anlamanız için biraz zaman gerekiyor. Aksiyon arasına sıkıştırılmış hikaye, yer yer devlet politikalarına yapılan eleştiri, dozları az da olsa izleyicinin gözüne batmasını sağlıyor. Besson senaryoya bu gibi küçük noktaları çok iyi yerleştiriyor. Ancak genele baktığımızda basit bir senaryo karşımızda. Okumaya devam et

Lockout

Luc Besson kendini iyiden iyiye senaristliğe verdi. Gerçi senaristlikten çok ben hikaye yazayım fikir ortaya atayım boyutunda bu iş ama yine de senaryoya müdahale ettiği kesin. Ancak son dönem Luc Besson hikayesi imzalı filmlerde izlediğim sorun bu filmde de mevcut. Karşımıza sadece basit bir konu çıkıyor. Hikayenin derinliği ise sürekli göz ardı ediliyor. Lockout’da aynı şekilde çekilen bir film.

Hikayemiz bilindik sıradan bir hikaye. Film 2079 yılında geçiyor. Mahkumlar cezalarını çekmek üzere uzayda özel olarak yapılan bir hapishanede dondurularak ceza sürelerinin geçmelerini bekliyorlar. Bu sırada Amerikan başkanının kızı Emilie Warnock sosyal gönüllü olarak bu hapishanedeki şartların düzgün olup olmadığını kontrol için hapishaneye gider. Burada bir mahkumla görüşürken mahkum görevlilerden silahı alır ve buradaki herkesi öldürür. İkinci iş olarak ise diğer mahkumları da uyandırır. Okumaya devam et