Les Misérables

Performans bakından oldukça başarılı bulduğum filmdi Les Misérables. Oyunculuklar çok iyiydi. Ancak buna rağmen Anne Hathaway‘in en iyi yardımcı kadın oyuncu ödülü almasına biraz takıldım. Tabi diğer adayları da izlemeden bu konuda pek yorum yapmayacağım. Film zaten şöhretler geçidiydi ve her biri çok iyi performans sergilemişler. Sefiller ağır bir roman aynı zamanda etkileyici. Bir çok uyarlamasını izledik ama Tom Hooper‘ın yaptığı biraz daha farklı bir şey. Sefilleri müzikal yapma fikri başta zor bir fikir. Filmin süresinin de iki buçuk saatten fazla olduğunu düşünürsek meraklısı olmayan için sıkıcı olma ihtimali oldukça yüksek. Burada film çıkmaza girmeye başladığında burada devreye Bay ve Bayan Thénardier devreye giriyor. Sacha Baron Cohen ve Helena Bonham Carter burada mükemmel bir ikili oluşturmuşlar. 

Madagascar 3: Europes Most Wanted

Bir devam filmi olarak nitelendirdiğimde Madagascar 3: Europes Most Wanted serinin en düşük filmi. Zaten filmdeki en büyük aksiyon fragmanlarda kesilmeden verilmişti. Tabi fragman böyleyse gerisi nasıl olur düşüncesi ile izlemeye koyuluyorsunuz filmi. Haliyle yüksek tutulan beklenti film ilerledikçe kendini umutsuz bir hale çeviriyor. Tabi öncelikle belirtmeliyim ki yine karakterlerimiz, seslendirmeleri, müzikleri her şeyi ile başarılı bir animasyon var karşımızda. Animasyonun 3D’si için iyi diyorlar ben 3D izlemediğim için bir şey diyemeyeceğim ama filmin tamamen gişe amaçlı yapıldığı aşikar. Senaryo oldukça basit tutulmuş. O eski filmlerden bildiğimiz tatlı diyaloglar bu filmde yok.

The Dictator

Sacha Baron Cohen‘in son filmi The Dictator. Zaten Oscar töreninde de bu karakterin neler yaptığını görmüştük ancak filmde daha fazlasını yaptığına tanık oluyoruz. Absürt sinemanın en iyi ismi olan Sacha Baron Cohen bu filmde de yine bekleneni veriyor bize. Tabi onun her filminde olduğu gibi bu filmi de anlatabilmek biraz zor.

Hugo

    Bu senenin Oscar adayları arasında geçmişe saygının hat safhada olduğu ve ödüllerin de buna göre dağıldığını biliyoruz. Geçmişe bir saygı duruşu da Martin Scorsese‘dan gelmiş. Tabi geçmiş olarak belirttiğim sinema tarihinin geçmişi. Michel Hazanavicius, The Artist ile siyah beyaz sinemaya şapka çıakrtırken, yine aynı dönemin dahi çocuğu olarak adlandırabileceğimiz, Georges Méliès‘a şapka çıkartmış. Bu bağlamda her iki filmi de göz önünde bulundurursak, sinemayı oluşturan ve geliştiren Fransa’ya Hollywood’un ikinci saygı duruşu diyebiliriz.   Hugo Oscar’ın en büyük adaylarından biriydi. Nitekim, En İyi Görüntü Yönetimi, En İyi Sanat Yönetmeni, En İyi Görsel Efekt, En İyi Ses Miksajı, En İyi Ses Kurgusu, dallarında ödül aldı. Sadece teknik ödülleri alması aslında filmin başarısını da ortaya koyuyor. Aslında filmin Brian Selznick‘in The Invention of Hugo Cabret adlı çocuk romanından uyarlandığını düşünürsek, (romanı okumadım ama)  en iyi uyarlama senaryo dalında da Oscar almaması düşündürüyor beni. Film Martin Scorsese’ın çektiği ilk 3D film. Ben filmi 3D izlemedim ancak filmin görselliğini de çok başarılı buldum. Scorsese filmi adeta Oscar almak …

Brüno

Ali G ve Borat karakterlerinden tanıdığımız Sacha Baron Cohen an senedir Ali G. karakterinin Tv şovunda yarattığı Brüno karakterini beyaz perdeye taşımış. Tabi Brüno’nun hayat bulması ortaya bir anlamda ağır bir komedi çıkartmış. Brüno eşcinsel ve televizyonda moda programı yapan bir karakterdir. Ülkesi Avustralya’da çok ünlüdür. Ancak işler pek istediği gibi gitmez ve birden biri tüm ünü kaybolur. İnsanlar onu etrafında görmek bile istememektedir. Bu sebepten dolayı Brüno tüm dünyaya kendini tanıtmak için Amerika’ya yelken açar. Tabi Amerika gibi bir özgürlük ülkesi bile Brüno gibi bir karakteri kaldıracak kapasitede değildir. Brüno ne yaparsa yapsın, tutunamaz ve bir gün düşünür. Tüm çok ünlü kişiler erkektir ve erkek olaya karar verir. Bunun üzerine orduya katılır, o da olmayınca, barış elçisi olarak Orta doğuya gider, amacı eğer büyük bir barışa imza attırırsa ünlü olabileceği yönündedir… Brüno aslında anlatılmaz, kesinlikle izlenmesi ve dinlenmesi gerekli. Yok ben belden aşağı, bilhassa eş cinsellikle ilgili esprilerden hoşlanmam …

Back to Top